Page 58 of 133

Yeni Başlayanlar için Meditasyon

Latincede “derin düşünme, tartma” anlamına gelen meditatio kelimesinden türeyen meditasyon, kökleri Antik Çağ’a kadar uzanan kadim bir pratik. Stresi azalttığı, anksiyeteyi kontrol altında tuttuğu, duygusal sağlığı iyileştirdiği, farkındalığı artırdığı, dikkat süresini uzattığı, yaşın ilerlemesinden kaynaklanan hafıza sorunlarını azaltabildiği, nezaket ve merhamet gibi duyguları yoğunlaştırdığı, bağımlılıkların üstesinden gelmede yardımcı olduğu, uyku sorunlarını aşmada yarar sağladığı, acıyla baş etmede işe yaradığı ve yüksek tansiyondan yakınan kişilere fayda getirdiği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda.

Üstelik meditasyon yaptığımızda sadece kendimize fayda sağlamakla kalmıyoruz, aynı zamanda çevremizdeki insanlar, yani ailemiz, iş arkadaşlarımız ve günlük rutinimiz içinde iletişim kurduğumuz diğer herkes de bundan olumlu etkileniyor. En sıradan günlerde dahi hayatımızın bir parçası yapmamızda büyük fayda olan meditasyon, içinden geçtiğimiz ve hepimizi ruhen zorlayan mevcut süreçte daha da çok ihtiyacımız olan bir pratik. Bu yüzden meditasyona bir fırsat tanımak isteyen kişiler için basit bir rehber.

En Temel Meditasyon Tekniği: Nefes Meditasyonu

Yeni başlayanlar için en ideal meditasyon tekniğinin nefes meditasyonu olduğunu söyleyebiliriz. Zira kontrol edebildiğimiz ve düzenleyebildiğimiz en hayatî aktivite nefes alıp vermek. Üstelik nefes meditasyonunu günün her anında ve her yerde yapabiliriz. Uyanır uyanmaz, uykuya dalamadığımızda, okuduğumuz bir haber yüzünden endişe hissettiğimizde, bulaşık yıkarken ya da çalışırken kısa molalar vererek bu alıştırmalardan birini yapabiliriz. Tıp doktoru Andrew Weil’ın başlangıç için pratik ve faydalı üç nefes egzersizi var: Uyarıcı Nefes (Körük Nefesi) Alıştırması, Rahatlatıcı Nefes Alıştırması ve Nefes Sayımı Alıştırması. Bu üç temel nefes egzersiziyle ilgili daha detaylı bilgiyi ve bu alıştırmaları nasıl yapabileceğimizi buradan öğrenebiliriz.

Diğer Meditasyon Çeşitleri

Nefes meditasyonu dışında yapabileceğimiz başka meditasyon çeşitleri de bulunuyor. Bunlardan bazıları şöyle:

Metta Meditasyonu
Şefkat meditasyonu olarak da bilinen bu tür, çevremize yönelik sevgi ve şefkat hislerimizi yoğunlaştırmayı hedefliyor.

Beden Tarama Meditasyonu
Bedenimizi tarayarak hangi bölgelerde gerilim hissettiğimizin farkında olmamızı sağlayan bu tür, kronik ağrıları azaltmada da fayda sağlıyor.

Farkındalık Meditasyonu
Bu meditasyon türünde amaç, zihnimizden gelip geçen düşüncelerin ya da etrafımızda olan bitenlerin farkında olmamızı sağlamak. Burada düşüncelerimizi, sesleri, kokuları ya da tatları yargılamadan, onların üzerinde düşünmeden, sadece varlıklarının farkında olmak ve gelip geçmelerine izin vermek.

Kundalini Yogası
Diğer meditasyon türlerinin aksine fiziksel olarak daha aktif olmayı gerektiren Kundalini yogası, tekrar eden hareketleri, derin nefes alma vermeleri ve mantraları bir arada kullanıyor.

Zen Meditasyonu
Oturarak ve nefes alışverişimizi takip ederek yaptığımız bir meditasyon olan Zen meditasyonu genellikle rehber eşliğinde yapılıyor. Meditasyonun amacı kendimizi rahat hissettiğimiz bir pozisyonda nefesimize odaklanarak, zihnimizden geçen düşünceleri yargılamadan gözlemlemek.

Başlangıç için basit ve karma bir meditasyon rutini

  • 15-20 dakika boyunca rahat bir şekilde hareketsiz kalabileceğimiz bir pozisyon belirliyoruz. Yerde bağdaş kurabileceğimiz gibi bir sandalyeye oturabilir ya da sırtüstü uzanabiliriz.
  • Yumuşak bir odaklanmayla karşıdaki bir noktaya bakıyoruz. Ancak amacımız o noktanın değil etrafımızdaki boşluğun, bedenimizin evrendeki yerinin farkında olmak.
  • Mümkün olduğunca sesli bir şekilde burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan veriyoruz.
  • Birkaç tekrardan sonra nefes verirken gözlerimizi kapatıyoruz ve nefesimizin sadece burundan olacak şekilde doğal ritmine dönmesine izin veriyoruz.
  • Vücudumuzun sandalyeye ya da yere verdiği ağırlığın farkına varıyoruz.
  • Etrafımızdaki seslerin ve kokuların farkına varıyoruz. Burada amacımız aktif bir şekilde onları arayıp bulmak değil bize gelmelerini ve sonra geçip gitmelerini beklemek.
  • Bedenimizi en yukarıdan en aşağıya tarıyoruz. Hangi noktalarda gerilim hissettiğimizin, hangi noktaların rahat hissettiğinin farkına varıyoruz. Bu hislerin neye benzedikleri ya da neden kaynaklandıklarını düşünmeden, sadece orada olduklarını fark edip taramaya devam ediyoruz.
  • Neden meditasyon yaptığımızı, meditasyonun bizi ve sevdiklerimizi nasıl etkileyeceğini kendimize hatırlatıyoruz.
  • Nefesimize, nefesimizin bedenimizde yarattığı yükselme ve alçalma hissine odaklanıyoruz. Doğal nefes alma ve verme ritmimizde, nefesimizi saymaya başlıyoruz. Bu süreçte zihnimiz bir düşünce ya da histe kaybolduğunda, sadece kaybolduğumuzu fark ederek, üzerine düşünmeden ya da yargılamadan, odağımızı yeniden nefesimize çeviriyoruz. Bu aşamada 10 dakika gibi bir süre geçirebiliriz.
  • 30 saniyeliğine, zihnimizi ve dikkatimizi yönlendirmeyi, nefesimize odaklanmayı tamamen bırakıyoruz. Zihnimizi tamamen özgür bırakıyoruz. Düşünmek isterse düşünmesine, hiçbir şey yapmak istemezse yapmamasına izin veriyoruz.
  • Dikkatimizi yeniden bedenimize çeviriyoruz. Ağırlığımızı verdiğimiz noktaların, etrafımızdaki ses ve kokuların farkında oluyoruz.
  • Kendimizi hazır hissettiğimizde gözlerimizi açıyoruz ve meditasyonumuzu sonlandırıyoruz.

Evden Çalışırken Çocuklarımızı Doğru Yönlendirmek için İpuçları

Bu pandemi döneminde bizler evden çalışırken çocuklarımız da okullarından uzak kalıyor ve onlar da bizimle birlikte evde vakit geçiriyorlar.

Bu sıra dışı salgın şartlarında çocuklarımızla doğru iletişim kurabilmek, onların ruhsal sağlığını ve moralini üst seviyede tutabilmek hepimizin önceliği. Fiziksel sınırların neredeyse kaybolduğu ev ortamında, iş hayatımızla özel hayatımız arasındaki dengeyi kurup koruyabilmek ve bu süreci daha sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için bazı öneriler var.

Tıpkı bizler gibi çocuklarımız da daha önce böyle bir dönem geçirmediler. Her ne kadar ilk başlarda bu sürece bir tatil, okuldan uzakta bir kaçamak gibi baksalar da zaman geçtikçe onların da arkadaşlarını özlemeleri, ayrıca bizim yaşadığımız stresten etkilenmeleri çok olası.

Önümüzdeki dönemde çocuklarımızın davranışlarında da sorunlar gözlemlememiz mümkün. Normal yaşantılarından mahrum kalmaya başlamaları onlara öfke, davranış bozuklukları ya da anksiyete olarak yansıyabilir. Bu sorunlarla baş edebilmenin ilk adımı, tüm bunların doğal birer tepki olduğunu kabul etmek.

Çocuklarımızla duyguları ve tepkileri hakkında konuşurken öncelikle kendi duygularımızı doğru yönetebilmemiz gerekiyor. Kendi fiziksel ve ruhsal sağlığımızı koruyabilmek için çalışma ortamımızda yapabileceğimiz düzenlemeleri ve edinebileceğimiz hobileri daha önce paylaşmıştık. Bunlara ek olarak, küçük ve kapalı bir ortamda uzun zaman geçirme konusunda çok tecrübeli olan astronotların verdikleri öğütlere de göz atabiliriz.

Çevremizde çocuklarımız varken çalışmak

Bu süreçte empati yapmaya özen gösterelim. Mesela çocuklarımızın telefon konuşmalarımızı ya da görüntülü konferanslarımızı bölmelerini doğal karşılayalım. Hatta çocuklarımızın birbirleriyle ve ekip arkadaşlarımızla tanışabilecekleri konferanslar da düzenleyebiliriz. Böylece, onlarla ilgilenemediğimiz çalışma saatlerinde bizim kimlerle vakit geçirdiğimizi biliyor olurlar. Bu aşinalık da o an yanlarında olmadığımız için hissedebilecekleri olumsuz duyguları ortadan kaldırabilir.

Aile fertlerimiz ile birlikte kendi işlerimize dair yoğun saatlerimizi planlayarak çocuklarımızla sırayla ilgilenmek de bu süreçte alabileceğimiz bir başka önlem. Fakat böyle bir ev içi vardiya sistemi kursak bile bütün aile bir arada vakit geçirmeyi de ihmal etmeyelim. Oyun saati, sohbet saati, yemek saati gibi ortak aktiviteler için önceden plan yapalım. Böylece çocuklarımız, bilgisayar başında geçirdiğimiz zamanın günün belirli bir saatinde sona ereceğini ve hemen ardından yine hep birlikte vakit geçireceğimizi bilmiş olurlar.

Tüm çocukların aynı olmadığını, kimilerinin daha fazla ilgileye ihtiyaç duyduğunu, kimilerininse tek başlarına bile sıkılmadan vakit geçirebildiğini aklımızdan çıkarmayalım. Ekip arkadaşlarımızın çocuklarını kendi çocuklarımızla kıyaslamayalım. Aynı şekilde, ekip arkadaşlarımızı, çocuklarına bizim çocuklarımıza davrandığımız gibi davranmadıkları için suçlamayalım.

Çocuğu olmayan ekip arkadaşlarımızı kendimizden avantajlı ya da dezavantajlı görmeyelim. Özel hayatımızla iş hayatımız arasındaki dengeyi sağlıklı bir şekilde kuralım ki çocuklarımıza harcadığımız zaman, çocuğu olmayan ekip arkadaşlarımıza daha uzun mesai saatleri ve ekstra çalışma yükü olarak yansımasın.

Çocuklarımızın yaşadığımız bu sürecin nedenini ve zorluklarını doğru anlaması her şeyden önce onların ruh sağlığı için çok önemli. Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatabileceğimiz, onların sorularına nasıl cevaplar verebileceğimiz konusunda UNICEF’in önerilerine göz atalım.

Tıpkı kendimize yeni hobiler bulduğumuz gibi bu süreçte çocuklarımızın da yeni hobiler edinmelerini sağlayalım. Bu sayede hem bize ihtiyaç duymadan geçirebilecekleri süreleri uzatmış hem de kendilerini geliştirebilecekleri yeni alanlar yaratmış oluruz.

Çocuklarınızı yaşına uygun ev işlerine dahil edin. Bunu bir oyun haline de getirebilirsiniz. Beraber kıyafetleri toplamaya teşvik edin, yıkanmak üzere olan eşyaları renklerine göre ayırın, masayı kurun, beraber yeme hazırlayın ve birlikte temizleyin.

Birlikte yapabileceğiniz ya da çocuklarımızın tek başına yapabilecekleri bazı aktiviteler

  • Çocuklarımızın ücretsiz dinleyebileceği birçok başlıkta kitap stories.audible.com´da!
  • Şermin Yaşar’ın Elma Yayınevi için hazırladığı 365 gün için 365 oyun önerisine göz atabiliriz.
  • TUDEM Yayın Grubu, 48 aylıktan 8. sınıfa kadar çocuklar için birçok eğitim içeriğini bugünlerde ücretsiz olarak sunuyor.
  • Dijital ortamda ziyarete açık Pera Müzesi – “Yaz Yaz Yaz” Sergisi, müzenin öğrenme atölyelerinde üretilen çalışmaları bir araya getiriyor.
  • Peep and the Big Wide World sitesinde videolu öğrenim setlerini önerebiliriz.
  • Zoom ya da Houseparty gibi uygulamalar üzerinden çocuklarımızın okul arkadaşlarıyla görüntülü sohbet yapmalarını sağlayabiliriz.
  • Çocuklarımızı onlar için özel hazırlanmış Yoga dersleriyle tanıştırabiliriz.
  • Crash Course Kids YouTube kanalını ziyaret edebiliriz.
  • Oxford Owl for Home’da okul öncesi için yayınlara bakabiliriz.
  • İngilizce öğrenmek için British Council´un kaynaklarına bakabiliriz.
  • National Geographic Kids´te çocuklarımızla dünyayı keşfedebiliriz.
« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑