Page 103 of 133

Sahaf Festivali İzlenimlerim ve Kitaplarım

Bu sene altıncısı düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali’nde çok eğlendim ve çok yoruldum.

İki kez gitme şansı buldum. Hem de kitap kurdu arkadaşlarım ile birlikte. Durun durun, festival daha bitmedi. 14 Ekim’e kadar devam ediyor ve hala oldukça kalabalık. Koşun gidin.

Ülkemiz insanının kitap okuma istatistikleri her yerde paylaşılıyor -ki ben onlara değinmeyeceğim. Okumuyoruz, etmiyoruz falan.

Benim tek ilgilendiğim nokta, orada kitaba aç (evet, bildiğiniz aç) insanların olduğu. Bu çok güzel bir şey ve çok güzel bir duygu.

Bir yandan listeme yazdığım kitapları ararken, diğer bir yandan da arka plandaki plaklardan yükselen müzikleri dinliyordum. Neler yoktu ki; afişler, dergiler, fotoğraflar, el yazmaları, plaklar, ansiklopediler.

Şöyle de güzel bir olaya vesile olduğum için çok mutlu oldum: Bugün tezgahlardan birinde Lord Kinross‘un Osmanlı İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Çöküşü adlı kitabını ararken yine Lord Kinross‘un Atatürk kitabı ile karşılaştım. Oldukça eski idi ama sağlamdı ve iki cilt olarak duruyordu.

Ben bu kitabın yeni basımını tek cilt halinde, Anıtkabir ziyaretimde içerideki satış noktasından satın alıp okumuştum. Gerçek şu ki bu kitap beni çok etkilemişti. Zaten bu kitap ile ilgili yazılarımı ve alıntılarımı blogumda görmüşsünüzdür.

Güzel nokta şu oldu: Bir anne (orta yaşlarda) ile kızı (lise çağında olduğunu düşündüğüm) benle arkadaşımının tam karşısında, tezgahtaki kitaplara bakıyordu. Ben, birlikte gittiğim arkadaşıma Atatürk kitabı ilgili heyecanlı heyecanlı şeyler anlatırken, onlar da bize kulak kesilmişler. Anne, konuşmamıza dahil olup kitabı elimden aldı ve ona da görüşlerimi aktardım. Sonrasında bu kitabın iki cildini de satın aldı ve teşekkür etti bize. Çok mutlu olmuştum.

Şimdi belki de diyebilirsiniz ki; Atatürk’ün hayatını yabancı yazarlardan okumayı bu kadar abartma. Hayır efendim benim için önemli. Açıkçası, söz konusu tarih olduğu zaman (burada Osmanlı tarihini, Atatürk tarihini, 1. ve 2. Dünya Savaşı tarihini kastediyorum) yabancı yazarların kitaplarını daha dolu ve düzgün buluyorum. Bu benim şahsi fikrim. Tabiki objektif olanları okuyorum. Okumadan önce araştırmasını yapıyorum. Yalnız burada Türk yazarlara (tarih konusunda) haksızlık yapmıyorum. Hepsine saygı duyuyorum. Evimde Turgut Özakman ve İlber Ortaylı’nın kitapları var ve severek okuyorum.

Her ne kadar aradığım kitapları bulamasam da, en az aradıklarım kadar güzel olduklarını düşündüğüm kitapları alma şansına eriştim. Aldığım kitapları liste olarak sizlerle de paylaşıyorum. Haydi okumaya o zaman.

  • Kutsal Anadolu Toprakları – Lord Kinross
  • Cennet Nehirleri – Lee Martin
  • Oynamak İster misin? – P.J. Tracy
  • Mariana Çukuru – Steve Alten
  • İşaret – P.C. Cast, Kristin Cast
  • Ölüm Vuruşu – Elmore Leonard
  • Savaşta Ne Yaptın Baba? – Can Dündar
  • Hayat Gerçeğe Perde – Cem Mumcu
  • Cehennemde Bir Ada – Gülseren Engin
  • Tarihi Değiştiren Konuşmalar – Ali Çimen

Geçmişten Günümüze İletişim

– M.Ö. 3000 civarında Mısır‘da, Hiyeroglif adı verilen; insan, hayvan, eşya şekilleri ve bazı sembollerden oluşan yazı sistemi bulundu.

– M.Ö. 1300 civarında Mezopotamya‘da, ilk Alfabe kullanıldı.

– M.S. 1045 Mısırlılar tarafından bulunan Papirüs adlı kâğıt geliştirildi. Çin’de ilk kez Pi Cheng, matbaa harflerini icat edip kitap bastı. Daha sonraları 1645 Avrupa’da Guttenberg, Matbaa Makinesini icat etti.

– 1820’de Danimarkalı Oersted, Elektromanyetik Akımı keşfetti. Böylece günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının temel çalışma prensipleri doğdu.

– 1826’da Fransız Niepce, Fotoğrafı buldu.

– 1936’da İngiliz Cooke ve arkadaşı elektrikli Telgrafı icat ettiler.

– 1843’te Amerikalı Mors, Mors Alfabesini icat etti.

– 1867’de Amerikalı Sholes, Daktilo makinesini icat etti. Bu, yazıyla iletişimde devrim yarattı.

– 1876’da Amerika’da İskoçya asıllı Bell, elektrik telleri üzerinden ilk insan sesini iletmeyi başarmış ve bu alete Telefon adı verildi. Bu buluş, modern iletişimin başlangıcı sayıldı.

– 1877’de Amerikalı Edison, FonoGraf denilen ve ses kaydetmeye yarayan ilk aleti icat etti.

– 1894 de Fransız Limuere Kardeşler ilk Sinema makinesini icat ettiler. Böylece görüntünün kayıt edilmesi, saklanması ve yeniden gösterilmesi olanaklı hale geldi.

– 1896’da İtalyan Marconi, ilk mors alfabesiyle yaptığı Radyo yayınını başardı. 1907’de ise Kanadalı Fessenden, insan sesiyle ilk radyo yayınını yaptı.

– 1922’de Alman Korn, elektrik tellerinden fotoğraf gönderebilen ilk Fax Makinesini icat etti.

– 1926’da İskoçyalı Baird, insan yüzünün görüntüsünü radyo dalgalarıyla çok uzaklara gönderebilen Televizyonu icat etti.

– 1938 de Amerikalı Carlson, Fotokopi cihazını icat etti.

– 1946’da Amerikalı Eckert ve arkadaşı Mauchly, askeri amaçlı hesaplar yapmak için ENIAC adını verdikleri dünyanın ilk bilgisayarını icat ettiler. ENIAC günümüzde kullanılan modern bilgisayarların babası sayılıyor.

– 1962’da Amerikalılar tarafından dünyanın ilk iletişim uydusu olan TELSTAR uzaya fırlatıldı.

– 1970’li yıllarda Amerika’da üniversiteler arası bilgi iletişiminde kullanılmak üzere ARPA denilen yeni bir iletişim sistemi gerçekleştirildi. Aynı yıllarda IBM şirketi bilgi depolamada ve bunun farklı makinelerde kullanılmasını sağlayan ve Floppy denilen disketleri icat etti.

– 1981 ‘de IBM, ilk kişisel bilgisayar denilen ve bugün iletişimde devrim sayılan ve PC adını verdiği bilgisayarı üretmeye başladı.

– 1982’de Hollandalı Philips ve Japon Sony şirketleri Compact Disk (CD) denilen aleti ürettiler.

– 1983’te Amerikalı Microsoft firması, Windows adını verdiği yazılım sistemini icat etti.

– 1985’te Amerika’da kullanılan ARPA iletişim sisteminin adı, “bilgi otobanı” anlamına gelen INTERNET olarak değiştirildi.

– 1990’da WWW (world wide web) icat edildi.

– 1997’de Messenger piyasaya çıktı. Aynı yıl Sixdegrees.com ile üyeler kendi profillerini yaratıp arkadaşlarını listeleyebildi. 2003’te MySpace ve 2004’te Facebook hizmete girdi. 2 yıl sonra 2006’da Twitter hizmete geçti.

Bilişim Dergisi
« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑