Kategori: Özgün (Page 4 of 7)

Öğrenme Yoldaşlığı ve E-Öğrenme

Aslında yazının başlığı farklı olmalıydı lakin geç kalınmış bir yazıyı da burada birleştirdiğim için bu şekilde bir başlık atmayı uygun buldum. Blogumu az çok takip ediyorsanız, NeOkur platformunda paylaştığım bilgileri burada da yazıya dökmeye çalıştığımı anlıyorsunuzdur. İşte, Kayhan Karlı hocamın yakın zamanda bitirdiğim Dijital Bilgelik Yolculuğu için Öğrenme Yoldaşlığı isimli kitabı için yaptığım yorumları burada da genişletilmiş şekilde paylaşmak istiyorum.

Kayhan Karlı hocam ile geçen yılın son aylarında şahsen tanışma ve çalışma fırsatı buldum. Eski çalıştığım şirketimde hayata geçirilecek olan “E-Öğrenme Platformu” projesi için düzenlenen ve katılmaktan zevk aldığım beş günlük bir workshop’ta bize o eşsiz düşüncelerini aktarmıştı. O güne kadar kendisini daha önce tanışmamış (dinlememiş) olmanın bir nevi ezikliğini hissettim çünkü kendisinin sonsuz bir bilgi dağarcığı vardı. Ülkemizdeki eğitim sisteminin eksikliklerinden tutun, hızlı ilerleyen çağı nasıl yakalamamız ve bunu eğitim sistemimize entegre etmemiz gerektiğini, bu yolda ne tür kitaplar okumamızı, hangi web teknolojilerini takip etmemizi detaylıca gösterdi. Ne de notlar almıştım o hafta. Adeta bilgi patlaması yaşıyordum. Keyifli ve öğretici geçen workshop sonunda kitabını kendisine imzalatma şansına sahip oldum. Workshop’ta öğrendiğim bilgileri de sorumlu olduğum eğitime başarılı şekilde yansıttığımı düşünüyorum. Peki, dilerseniz workshop’ta aldığım bilgileri sizlerle paylaşayım:

Soru: Tasarım için gereken üç madde?

Cevabım:

  • Yazarak (kavramsal) tasarım
  • Platformun belirlenmesi (birebir, video vs.)
  • Teknik işler (kodlama vs.)

Analizler:

  • İhtiyaç Analizi: Mevcut Veri Analizi, Yeni Veri Toplama (Mevcut Araç veya Yeni Araç Tanımlama)
  • Maliyet Analizi: Yaklaşık Maliyet Senaryoları, Etki Maliyet Analizi
  • Eğitim/Üretim/Ulaştırma: İzleme ve Değerlendirme Faaliyetleri, ROI (Return on Invesment: Eğitim Getirisi)

Öğrendiğim Kavramlar:

UbD: Tasarım Yoluyla Anlama (Understanding by Design)

Backwords Design Project: Sondan Başa Doğru Tasarım

Senkron Öğrenme: Eğitim süresi boyunca, Asenkron Öğrenme: Eğitim öncesi ve sonrası

4 Adım Döngüsü:

  1. Pre-assessment: Hazır bulmuşluk (deneyimli olanlar, yeniler vs.)
  2. Pre-homework: Önödevleme
  3. Post-assessment: Sonuç değerlendirme, pekiştirme
  4. Incourse: Canlı ders (live session)

Öğrendiğim Siteler:

Coursera => https://www.coursera.org/

edX => https://www.edx.org/

NovoEd => https://novoed.com/

PowToon => http://www.powtoon.com/

Respondus => https://www.respondus.com/

Kahoot! => https://kahoot.it/

EDpuzzle => https://edpuzzle.com/

Nearpod => http://www.nearpod.com/

pd4educators => http://ttatr.pd4educators.com/

Öğrendiğim Kitaplar:

ÖzKen Robinson

Alışkanlıkların GücüCharless Duhing

Aklın Yeni SınırlarıDaniel H. Pink

Dostlar Arasında Küçük Felsefe DeneyimleriRoger-Pol Droit

Hatasız Düşünme Sanatı (Seri)Rolf Dobelli

Kendisiyle ilgili değerli görüşlerimi paylaştıktan sonra kitaba gelecek olursam; Dijital Bilgelik Yolculuğu için Öğrenme Yoldaşlığı kitabı aslında bir başucu kaynağı, fiiliyatın yazıya dökülmüş hali. Eğitim kümesi içinde bulunan (öğrencisinden tutun, öğretmenine, müdürüne ve ilgili bakanına kadar) herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Rakamlarla ve kaynaklarla ispatlanan araştırmalar aslında eğitim sistemimizin nasıl yerlerde olduğunu gösteriyor. Ama bu kitap karamsarlık teşkil etmiyor. Aksine Kayhan Karlı hoca bize, “meslektaş çemberi” yaklaşımını sunarak sistemi nasıl iyileştireceğimizi kanıtlıyor. Bunları yaparken diğer başarılı ülkelerin eğitim sistemlerindeki değişiklikleri de detaylıca bize sunuyor. Okulların taş yapılar ve tabletler arasındaki uçurumlarda kaybolması yerine herkesin elini taşın altına koymasını ve sunduğu etkileyici yaklaşımların tüm aktörler tarafından benimsenmesini öneriyor. Kitap üzerinde çizmedik yer bırakmadım diyebilirim. Dilerseniz sizlerle paylaşayım:

Öğrendiğim Kavramlar:

Interoperability: Birlikte, iç içe çalışabilirlik.

Teacherpreneurism: Öğretmen Girişimciliği.

Screenager

Konnektivizm, Konnektivist

Adhokraside

Emansipasyon

Contextual Intelligence

Akran Koçluğu (Öğrenme Yoldaşlığı)

YOOK: Yaşam için Olumlu Okul Kültürü

Scaffold: Yönlendirici

Feedback that feeds forward: İleri besleyen geribildirim

Instructional coaching: Öğretimsel koçluk

Alıntılarım:

21. yüzyılın cahili, öğrendiğini unutup yeniden öğrenemeyendir. A. Toffler (sf:126)

Hakikati konuşmak için iki kişiye ihtiyaç vardır: Biri konuşan, diğeri de dinleyen… Henry David Thoreau (sf:125)

Eğitimin en önemli görevi, diğer nesillerin yaptıklarını tekrar etmeyip yeni şeyler yapabilecek kadınlar ve erkekler yaratmaktır. Jean Piaget (sf:72)

Yenilikten ne anlıyoruz? Mesela benim en çok gördüğüm şey, fırında makarnayı lazanya diye satmak sendromu… (sf:63)

Geleceğe bağlanma… Geçmişe öykünme… Sonluluğa tapınma… Kronos… Telos… Nomos… (sf:60)

Küreselleşirken bastığın yerle ilişkini kaybetmemek gerekiyor. (sf:19)

İstediğim zaman, istediğim yerde, istediğim konuda öğrenme… (sf:6)

Bu yüzyılın en önemli özelliği “hızlı değişim”… (sf:6)

Günümüzde, kuşakların teknoloji ile ilişkisini tarif etmek için 2000’li yılların başında Marc Prensky tarafından yazılan “dijital yerliler” ve “dijital göçmenler” kavramlarını kullanıyoruz. (sf:3)

Eğitimciler, “teknoloji yanlısı” ve “teknoloji karşıtı” olarak ikiye bölünmüş durumda! (sf:2)

Öğrendiğim Kitaplar:

Never Work Harder Than Your StudentsRobyn R. Jackson

Geleceği İnşa Edecek 5 ZihinHovard Gardner

Bir Zamanlar Biz: ABD Kendi İcat Ettiği Dünyada Nasıl Geri Düştü ve Bu Farkı Nasıl Kapatabiliriz?Thomas Friedman

Şangay’ı AltetmekMarc Tucker

Görünür Öğrenme (Visible Learning)John Hattie

Önemli Raporlar:

Dünyanın En İyi Performans Gösteren Okul Sistemleri Nasıl Zirveye Çıktı?McKinsey Danışmanlık

Dünyanın En Gelişmiş Okul Sistemleri Nasıl Daha da İlerliyor?McKinsey Danışmanlık

Geleceğin MeslekleriTalwar ve Hancock

İnsanlar Nasıl Öğrenir: Beyin, Akıl, DeneyimBransford & Brown & Cocking

Son olarak, kitapla ilgili eleştirim şu şekilde: yazım kalıplarına özenilmemiş yani bir cümle italik başlarken takip eden cümle farklı bir fontta ve normal, madde olarak belirtilen cümlelerin işaretlemelerinde eksiklikler mevcut ve kitabın sonlarına doğru “-de/-da” kullanımlarında hatalar var. Özen takıntılı olduğum için gözüme bu şekilde çarpmış olabilir. Yapılacak diğer baskılarında bunların bertaraf edileceğini düşünüyorum.

Keyifle okumanız dileğiyle.

Zor Kişilerle Nasıl Geçinebiliriz?

İlk kurulduğu zamandan bu yana keyifle vakit geçirdiğim ve şuradaki tanıtım yazısı üzerinden sizlerle paylaştığım NeOkur sosyal paylaşım platformundaki tartışma alanında yer alan “Zor” kişiliklerle nasıl iyi geçinebilirsiniz? sorusuna -ki yazı başlığını aynı atmamamın nedeni 60 karakteri geçiyor olmasıdır- yazdığım cevabı burada da paylaşmak istedim.

Zor kişiliklerle birden fazla şekilde iletişim kurulabileceğini düşünüyorum. Şahsen (eski) çalışma ortamımda buna fazlasıyla uyan karakterler vardı. Emin olun ki herkes (yani biz) de başkaları için “zor” kişilik olabilir(iz).

“Sabır” kavramı burada en önemlilerinden. Bunun için de uygulamaya çalıştığım “5 saniye” kuralı var. Bu ve buna bağlı yöntemlerin kurumsal olarak eğitimleri veriliyor. Bunu çalışma arkadaşınızda uygulayacağınız gibi sokakta araba sürerken yaşadığınız bir tartışmada veya evde kumanda kaybolduğunda verilebilecek bir tepkide uygulayabilirsiniz.

“5 saniye” kuralında, her ne kadar az bir süre gibi görünse de etraflıca düşünmek için kendinize zaman aralığı oluşturuyorsunuz. Bu aslında şunu sağlıyor: ağzımızdan çıkanı dikkatli seçiyoruz. Burada kişinin huyunu bilmek ve ona göre davranmak bir yöntem. Bir kişi sürekli size (bırbır) birşeyler söylüyor, aynı şeyleri tekrarlıyor ve hiçbir durumdan memnun olmuyor olabilir. Ben şahsen ilk açıklamayı uyumlu, ikinci açıklamayı gerekirse daha detaylı ve uyumlu ve eğer yine aynı davranış devam ederse biraz agresif tonda konuyu kapatıcı şekilde uyguluyorum. Tabi bu durum tartışmadan kaçıyor şeklinde algılanmamalı. Burada bahsettiğim örnek, sürekli aynı konuyla ilgili -tatmin edici- cevap verdiğiniz halde bir nevi mobbing’in devam etmesidir. Bahsettiğim tutumları sergilerken “empati” yapmaya çalışıyorum lakin empati yapmak bazen sizden birşeyler götüren bir davranış çeşidi olabiliyor. Bundan dolayı her konuda empati yapmak doğru mu tartışılır.

Yine eğer bir çalışma ortamında iseniz ve içinden çıkılamayan bir durumda bulunuyorsanız; üstünüzden, astınızdan veya yakın çalışma arkadaşlarınızdan yardım istemek de bir tutumdur. Orta yolu bulma konusunda başka insanların görüşlerini dinlemek veya zor kişiyle yakın durumda olan birisine konuyu aktarmak ve yardım istemek çok yararlı olabilir.

Her türlü durumda bence en önemlisi oturup konuşmaktır. Emin olun insan bu tür kişilerle oturup konuştuğunda -ki bu bir (her ne kadar içmiyorsam da) sigara içme molası, kahve içme veya hava alma olabilir- çözüme kavuşturuyor. Önemli olan nokta, karşı taraftaki kişinin algısının kapalı olmaması bence. İnsanların, ön yargısı ve görülmeyen duvarları aşıldıktan sonra dostum diyebileceği kişilere dönüşmesi çok da zor değil.

« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑