Kategori: Genel (Page 37 of 66)

Ramazan Ayında Beslenme

On bir ayın sultanı, birlik, beraberlik ve yardımlaşma ayı olan Ramazan ayını yine büyük bir sevinçle karşıladık. Her yıl olduğu gibi bu yıl da evlerimize neşe, sofralarımıza bolluk ve bereket, gönüllerimize huzur getirdi. Ramazan ayında oruç tutulmasıyla birlikte değişen öğün saatlerimizde, yani iftar ve sahurda dengeli beslenerek günlük yaşantımızda orucun ideal formumuzu korumada bize pozitif olarak katkı sağlayacağınızı biliyor muydunuz?

Ramazan hem ruhumuz hem de vücudumuz için oldukça kıymetli bir dönem. Beslenme yönünden iyi değerlendirilirse vücudun iyileşmesi, daha sağlıklı hale gelmesi için büyük avantajlar içeriyor. Tek yapmamız gereken birkaç kritik noktaya dikkat etmek ve Ramazan’ı ruhuna uygun geçirmek.

Özellikle daha önce aralıklı oruç denemiş kişiler fiziksel olarak Ramazan orucunu daha rahat tutuyorlar. İftarda ve sahurda vücudun enerji ihtiyacı karşılanacak şekilde öğünler yapılmalı, arada sağlıklı atıştırmalıklar ve gün içinde oluşan sıvı kaybını mutlaka tamamlamalıyız.

İftarda sudan sonra yenilecek birkaç zeytin ya da hurmanın ardında 1 kase çorba içmek kan şekerinin dengelenmesi için ideal olacaktır. Özellikle çorbadan sonra verilecek birkaç dakikalık ibadet ya da ev turu molası aşırı açlığı önleyecek ve vücudu rahatlatacaktır.

Hayvansal ya da bitkisel protein (et, tavuk, balık, kuru baklagiller) içeren bir ana yemek ve yanına özellikle bağırsakların durma noktasına gelebileceği bu dönemde bol sebze almamız iyi olacaktır. Bu sebzeyi salata, sebze yemeği ya da haşlama şeklinde yapabiliriz.

Öğünün diğer öğesi karbonhidrat kısmında ise miktar kontrolünü iyi yapmak şart. Ekmek, pide, bulgur, makarna, patates, hamur işi grubundan vücut ihtiyacına göre belirli ve kontrollü miktarda yemeliyiz. Unutmayalım kilo kontrolü karbonhidrat kontrolü ile birebir ilgilidir.

İftarla sahur arasında ise çiğ kuruyemişler, meyve gibi sağlıklı atıştırmalıklar yapılabilir. Ramazan’da sık tüketilen tatlı konusunda ise haftada 1-2 kez sütlü tatlıları tercih etmek daha masum olacaktır.

İftar sahur arası sıvı tüketimi gün içinde yerine koyamadığımız için asla atlamamamız gereken nokta. Şekerli, gazlı içecekler yerine su, bitki çayları, şekersiz kompostolar kullanabiliriz. Akşam kahve içmenin uyku kalitesini düşüreceğini unutmamak gerekir.

Sahur öğünü ise hem enerji ihtiyacını tamamlamak hem de ertesi gün oruç tutarken zorlanmamak açısından önemli bir öğün. Klasik kahvaltı en güzel seçenek. Yumurta, peynir, zeytin, bol sebze, ceviz, tam tahıllı ekmekle oluşturulacak bir menü tok tutacakken yenilecek pasta, börek, çikolata, reçel ve ağır ana yemekler ise ertesi gün sindirim sorunlarına ve açlık krizlerine yol açabilir.

Kahvenin Hikayesi

Ülkemizde de bolca tüketilen ve asla vazgeçemediğimiz kahvenin hikayesini biliyor musunuz?

Efsaneye göre 9. yüzyılda Khaldi adında Etiyopyalı bir keçi çobanı tarafından keşfedilen kahve, günümüzde dünya üzerinde sudan sonra en çok tüketilen ikinci içecek. Kahvenin bugünlere uzanan hikayesi Çoban Khaldi’nin keçilerinin kahve ağacından düşen kurumuş kahve meylerini yemesiyle başlıyor. Kurumuş kahve meyvelerini yiyen keçilerin daha enerjik ve hareketli olduğunu fark eden Khaldi, bu çiğ meyveyi başkalarıyla da paylaşıyor ve sonunda bu meyveler lezzetli bir içeceğe dönüştürülüyor.

M.S. 850 yılında keşfedildiği tahmin edilen bu kahve, 1100’lü yıllarda Yemen’deki Mocha (Mocha kahvesi de ismini bu limandan almaktadır) limanına gelinceye kadar çok da fazla bilinmiyordu. Ancak bu yıllardan itibaren Yemen’den Hindistan’a ve Avrupa’ya dağıtılmasıyla birlikte kahve artık önlenemez bir şöhret kazanmıştı. Takvimler 1675’i gösterdiğinde sadece İngiltere’de 3.000’den fazla kahve evi olduğu rivayet ediliyor.

Çok uzun zamandan beri hayatımızda olan ve dünyanın en çok tüketilen ikinci içeceği olan kahvenin tarihsel hikayesini öğrendik… Toplum olarak Türk Kahvesi’ne düşkünlüğümüz malumken, günümüzde artık her köşe başında bir kahve dükkanı bulabilmenin avantajıyla birçok yeni kahve demleme tekniğiyle de tanıştık. Şimdi bir de kahvenin insan vücuduna faydalarına göz atalım mı?

  • Enerjik olmanızı sağlar ve mental gücü arttırır.
  • Egzersiz/Antrenman performansını arttırır.
  • Kan akışını hızlandırır.
  • Kas ağrısını azaltır.
  • İçerdiği antioksidanlar ile beraber hücre hasarını engeller.
  • Karaciğer kanserine yakalanma riskini azaltır.
  • Alzheimer ve Parkinson hastalığı riskini azaltır.
  • Tip 2 diyabet riskini azaltır.
  • Yağ yakımına yardım eder.
« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑