Ay: Nisan 2012 (Page 2 of 3)

Altyazı Dünyasının Gizli Kahramanları

Bir film veya dizi izlemek istiyorsunuz; Türkiye’de gösterime girmemiş veya DVD’si çıkmamış, belki de hiç çıkmayacak. O zaman imdadınıza internette bu film ve dizilerin altyazılarını paylaşan insanlar yetişiyor… Peki, kim bunlar?

Birçok dizi Türkiye’de yayınlanmıyor. ‘Keşke izleyebilsem’ diye düşünüyorsunuz. İzleme şansınız olduğunda da dil problemi karşınıza çıkıyor. İşte bu aşamada internette çeviri yapan, çevirmenler devreye giriyor.

Peki, kim bu insanlar? Batigol-7, Emre Bekman, Pınar Batum, JnRMnT ve Nazo82.

Nazo82 ve Pınar Batum çeviri işine zevk için girenlerden. Nazo82 yani Nazlı Hanım, bu işe paylaşılan ve altyazısı bulunmayan dizilere kaynak sağlamak için girişmiş. ‘How I Met Your Mother’ dizisini çevirerek başlamış. ‘Uzun yıllardır uyku problemim var ve durum geceleri can sıkıcı bir hal alıyor. Boş saatlerimi böyle bir hobiyle doldurmak o sıkıntıyı da yok etmiş oldu’ diyor.

Emre Bekman ve Batigol-7 ise İngilizcelerini geliştirmek için çeviri işine girişenlerden. Emre Bekman‘ın başlangıç noktası üniversitedeki hocasının kendilerine verdiği bir film çevirisi ödevi: ‘Severek yapıyorum. Emeğimin karşılığı teşekkür olarak geri dönüyor, bu nedenle de devam ediyorum.’

Batigol-7 ise bir arkadaşının önerisiyle başlamış… ‘İlk birkaç çevirime olumlu tepkiler alınca, birileri için faydalı olmanın verdiği hazla ciddi bir hobiye dönüştü.’ JnRMnT da arkadaşının ricasıyla bu işe başlamış. Sonra o da bu durumu İngilizcesini geliştirmek için kullanmış.

Maddi Getirisi Yok

Çevirmenlerin tamamı, bu işi maddi bir karşılık beklemeden yaptıklarını ifade ediyorlar. Fakat Pınar Batum, bu duruma bir şerh koyuyor: ‘Hobi olarak başlayıp mesleğe dönüştürdüyseniz başka. Ben öyle yaptım.’ Emre Bekman‘ın cevabı da onaylar biçimde: ‘Bu işin ticaretini yapan mercilerden teklif gelirse maddi getirisi de oluyor elbet.’

Nazo82 ve Batigol-7 ise şu anda çevrimiçi dizi izleme siteleri için bu işi yapıp para kazananlar olduğunu belirtiyor fakat bu korsana girdiği için buna sıcak bakmıyorlar.

Korsan mı? Değil mi?

Bu noktada, dizi ve filmler için yapılan altyazı çevirileri ‘Korsan mı; değil mi?’ bu tür altyazıların paylaşıldığı önemli sitelerden biri olan Divxplanet’in yöneticisi NeOttoman‘a sorduk.

‘Konu tartışmaya açık. Çünkü ‘yayma hakkı’ denilen hak, münhasıran eser sahibine veya yetki verdiği kişiye aittir. Bu anlamda, sinema filmlerini veya dizileri internet üzerinden yayınlayan siteler kesin ve net olarak hak ihlali gerçekleştirmekte. Ancak Divxplanet ve benzeri altyazı sitelerinde film gösterimi yoktur ve gerek sitelerinde, gerekse sunucularında hiçbir film bulunmamaktadır.

Altyazı dosyası ise tek başına hiçbir hakkın ihlali anlamına gelmiyor. Çünkü altyazı dosyaları metin, alınıp okunmak dışında bir özelliği yok. Ancak yasal veya yasadışı yollarla temin edilmiş film dosyalarıyla birlikte kullanılmaya müsait. Burada konu çatallaşıyor. Sinema filmleri bir bütün; biz ve benzerimiz siteler, bütünü yaymadıkları için, bir ihlalden söz edemeyiz.’

Şöhrete Karşı!

JnRMnT, DVD ve televizyon şirketlerinden teklifler yapıldığını söylüyor. Bu kişiler bu işi bir hobi olarak, karşılık beklemeden yapmaya başlasalar da bunun sonucunda dikkat çekip bu işten para kazanabiliyorlar.

Emre Bey, yaptıkları işin bir tür şöhret getirip getirmediği şeklindeki soruma, ‘İsminiz bilinir oluyor diyelim. Gerçek hayatta tanınma durumu da az ama bazen isminizin anıldığı bir yerde birileri sizi çıkartabiliyor. Emin olmayanlar ‘Siz falanca çevirmen misiniz?’ şeklinde bir yaklaşım sergileyebiliyor. Bir yerde bir çeviriniz hakkında konuşulanlara kulak misafiri olabiliyorsunuz.’ diyor.

Üniversite öğrencisi JnRMnT ise ‘Bölümde yeni tanıştığım arkadaşlarım bana adımı önceden duyduklarını söylüyorlar’ diyor. Pınar Batum da aynı fikirde. ‘Şöhret kelimesini doğru bulmuyorum ama tanınırlık sağladığı doğru’ diye cevap veriyor sorumuza. Nazo82‘nin cevabı durumu özetliyor aslında: ‘Hiç tanımadığım insanlar selam gönderebiliyor.’ ‘Amaç sadece şöhret elde etmeye çalışmak olunca aceleyle hazırlanmış, üzerine yeterince düşünülmemiş çeviriler ortaya çıkıyor ve haliyle ortaya çıkan iş pek de lezzetli olmuyor’ diyor Batigol-7.

Kalitesine Göre Renk

JnRMnT‘a internet üzerinde paylaşılan çevirilerin kalitesi hakkındaki fikirlerini sorduğumuzda, sitelerin zaten bir değerlendirme yaptığına dikkati çekiyor ve ekliyor: ‘İzleyici kötü çeviriyi ayırt edip daha kaliteli olanı seçebilir.’

Bu önemli bir nokta zira bazen Google’ın otomatik çeviri programlarıyla yapılmış çevirilere bile rastlayabilirsiniz. Fakat siteler bu duruma onay sistemiyle çözüm bulmuş. Bazı sitelerde altyazılar, kırmızı (yetersiz), sarı (orta) ve yeşil (iyi) olarak üç kategoride değerlendiriliyor. Kırmızı renkli çevirileri kullanmazsanız sorun yok!

Çevirilerimizi Çalıyorlar!

Emre Bekman ise çeviri hırsızlığına çekiyor dikkatimizi: ‘İnternet çevirileri, -kaynağı belli olmayanları hariç tutuyorum- DVD çevirilerinden kaliteli. Çevirilerimizin piyasadaki DVD’lerde kullanıldığına şahit olduk.’

Batigol-7 de onaylıyor: ‘Şimdiye kadar birçok çevirim CD/DVD/Blu-ray gibi medya ortamlarında, ulusal televizyonlarda, hatta Azerbaycan kanallarında bile kullanıldı fakat tek kuruş telif almadım.’

İngilizce Bilmek Yeterli Olmuyor!

Batigol-7‘ye bu iş için İngilizce bilmenin yetip yetmediğini soruyoruz: ‘Çeviri yapmak için kaynak dile ve anadile çeviri yapılacak konuda hakimiyet ve yatkınlık gereklidir’ diyor.

Emre Bekman ise ön hazırlık yapılması gerektiğini anlatıyor: ‘Kitaptan ya da başka bir eserden uyarlama filmler için ön araştırma yapılabilir.’ Küfürlerin çevrilmesi konusunda ise bir ‘ayar’ tutturmak gerekiyor.

JnRMnT: ‘Dublajda, DVD’lerde ve sinemada tüm küfürlerin karşılığı ya ‘Lanet olsun’ ya ‘Kahretsin’… Eğer çevirmen edilen bir küfrün kullanıldığı yere göre tam anlamını kavrayıp Türkçe’deki karşılığını verebilirse gerçekten iyi ve izleyiciye hitap eden bir çeviri yapmış olur’ diyor.

Konuştuğumuz çevirmenlere göre, ‘yerelleştirme’ de hassas bir konu. Ortak kanaat Türk veya Müslüman kültürüne ait kelimelerin kullanılmasında dikkatli olmak gerektiği.

Peki Kim Bu Çevirmenler?

Emre Bekman: 27 yaşında. Elektronik mühendisi. ‘Fringe’ dizisinin çevirmeni.

Batigol-7: Mustafa Şahin. Bilgi Teknolojileri Danışmanı. 31 yaşında. ‘Caprica’ dizisinin çevirmeni.

Nazo82: Nazlı Hanım 29 yaşında ve Muhasebeci. ‘How I Met Your Mother’ın çevirmeni.

Pınar Batum: Çevirmen. Lost’un alt yazıları onun elinden çıktı.

JnRMnT: Ozan Kanık. 20 yaşında ve öğrenci. ‘Açlık Oyunları’nın çevirmeni.

Çevirinin Yaşı Yok!

Konuştuğumuz altyazı çevirmenlerine piyasalarındaki genel profili sorduk… Bu işi kim, nasıl yapıyor? Yaş 16’dan 50’ye kadar uzanabiliyor. Her tür meslek grubundan insan var. Doktor olanı da mühendis olanı da öğrenci olanı da.

Eğitim düzeyi yüksek insanlar bu işe daha çok meylediyor. Lise mezunu olanlar daha az. Çevirmenler istedikleri dizi ve filmi seçmekte özgür. Bazen, kendilerine ulaşan istekleri göz önüne alarak çeviri işine girişebiliyorlar. İngilizce dışındaki dillerde çeviri nadir yapılıyor. Türkiye’nin çeşitli bölge ve illerinden çevirmen var. Dizi çevirisi daha zor.

Akşam

Google’dan İstediğimiz İçerikleri Silebilir miyiz?

Google’dan arzu edilen içeriği silmek mümkün mü? Bu konuda hizmet veren şirket ya da şahıslara güvenebilir miyiz?

Arama Motorlarının İndeksleme Sistemi

Bu soruyu cevaplamadan önce arama motorlarının siteleri indeksleme mantığına kısaca değinmek gerekiyor.

Arama motorlarını web sitelerinin içeriğini kontrol eden ve bu içeriği okuyan yazılımları vardır ki bunlara spider (örümcek) denir. Spiderlar sürekli web linkleri takip ederek dolaşır.

Bir web sitesine ulaşım için özellikle o web sitesinin bir yere kayıt edilmesine gerek yoktur. Her hangibir indekslenmiş siteden linklenmiş olması spiderların onu bulması için yeterlidir.

Arama motorları hiçbir içeriği üretmez ve depolamaz ancak var olan bir içeriği bir köprü kurar. Ancak bir çok arama motoru içeriğin arama sorgularında daha hızlı gelebilmesi için içeriğin bir kısmını (metin) kendi serverlarında geçici olarak (ön bellek) depolar.

Arama Motorlarından İçerik Silmek

Madem arama motorları içeriği depolamıyor peki arama motorlarından içerik silmek kelimesinin bir anlamı kalmıyor. Çünkü arama motorları, ön bellek sonuçları hariç (az önce geçici olarak depolandığından bahsetmiştim) içeriği barındırmaz.

Öyleyse içerik silmekten kasıt, aslında yayıncı sitelerden yani içeriğin gerçek kaynağından içerik silmektir. Bunun dışındaki tüm ifadeler gerçeği yansıtmayacaktır.

Google yardım dökümanlarında yer alan “Bir sayfayı veya siteyi Google’ın arama sonuçlarından kaldırma” başlıklı yazıda bir içeriğin Google içeriklerinden nasıl kaldırılacağı anlatıyor. Ve dökümanın hemen başında şu ifadeler yer alıyor:

“Web’in Google tarafından çalıştırıldığını ve Web’de bulunan tüm sitelerin yine Google’ın denetiminde olduğunu düşünen birçok insana rastlıyoruz, ancak bu doğru değildir. Google’ın arama sonuçlarında görünen siteler, söz konusu sitelerin web yöneticilerinin denetimindedir.”

Bunun için bir kaç kolay yol var. Ancak bu yollar için web sitesinin sahibi olmanız ya da FTP erişimine sahip olmanız gerekiyor. Eğer bu hakkınız varsa,

1. Google Web Master Tools aracını kullanarak,
2. Robot.txt dosyasını kullanarak,
3. İçeriğin kendisini web sitenizden silerek (diğerlerine göre biraz daha zaman alacaktır.)

yapabilirsiniz. Peki ya web sitesinin sahibi değilseniz ne olacak? Üstelik içeriğin sahibi içeriğin silinmesine izin vermiyorsa ne olacak?

Bu durumda işiniz zor, profesyonel bir desteğe ihtiyacınız var demektir. Bu boşluk, bazı şirketlerin bu hizmeti çeşitli yollarla vermesine yol açtı. Peki madem bir içeriğin silinebilmesi ancak o sitenin sahibinin yetki alanında ise, bu şirketler ne tip hizmetler sunarak bu işi yapabilir?

Site Sahibi ile İrtibata Geçmek
En önce yapılması gereken aslında bu yöntem. Bir çok site sahibi bu yolla içeriği kadırabiliyor. Ancak önemli olan hangi iletişim üslubunu kullanmanız gerektiğini bilmek. Ayrıca bazı global sitelerin mahsurlu içerik politikalarını bilmek ve aykırı içerik sınıfında değerlendirilebilecek içeriklerin şikayet yoluyla kaldırılmasını sağlamak mümkün.

Hacking ile FTP’ye Erişim
FTP hacking en yaygın yollardan biri. Bu yapıldığında bir çok web sitesi sahibinin ruhu bile duymadan sadece ilgili içeriğin linki robot.txt dosyasında ilgili satır oluşturularak silinebilir.

Böylelikle sitenin diğer kısımları aynen aramalarda çıkarken sadece istenen içerik arama sonuçlarından silinebilir. Ta ki site yöneticisi bu durumu fark edene kadar.

Negatif SEO Yöntemleri
Site dışı SEO yöntemleri ile bir web sitesi için belirli anahtar kelimelerde pozisyon yükseltme çalışmaları yapılabildiğini hepiniz bilirsiniz. Ancak bu yöntem aslında Google etik seo kurallarına aykırıdır. Bu anlaşıldığında müdahalenin boyutuna göre negatif filtrelere takılmak (-15, -30 filtreleri gibi..) ya da tamamen banlanarak arama sonuçlarından sitenin silinmesine kadar varacak cezalandırmalarla karşılaşmak mümkündür.

İşte kimi SEO uzmanları bu mantıktan harketle belirli web siteleri için, cezalandırmaya neden olacak SEO çalışmasını bilinçli olarak yaparak, sitenin aslında arama sonuçlarında geriye doğru gitmesini sağlayabiliyorlar.

Buna negatif SEO deniyor ki bu da istenmeyen sonuçların ilk sayfalardan uzaklaştırılmasına ya da belirli bir süre ile tamamen silinmesine yol açacak bir yol olarak kullanılıyor.

Hukuki Yollar
Bu yol istenmeyen içeriğin ancak hukuki bir mahsur taşıması durumunda kullanılabiliyor. Kimi zaman ise site sahiplerine gönderilecek bir ihtar, dava süreci başlamadan etkili olabiliyor. Ancak hukuki sürecin işletilmesi gereken durumlarda, hukuki sürecin uzunluğu çözümün uzun yıllar almasına neden olabiliyor. Yine sahibine ulaşılamayan siteler ve kaynağı yurt dışı olan siteler de hukuki sürecin işletilmesini zorlaştıran süreçler olarak karşımıza çıkıyor.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Klinik sosyal medya ajansı başkanı Çiğdem Özkan konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Bu tür arama sonuçlarından silinme isteği talepleri bize de çok sık geliyor. Öncelikle bu tür bir hizmete şahısların ve kurumların ihtiyacı var. Şirket olarak güçlü yanımız, arama motoru konusunda uzun yıllara dayanan deneyimimizi sosyal medya konusundaki uzmanlığımızla birleştirmiş olmamız. Zaten işte bu yüzden sosyal medya optimizasyonu (SMO) kavramının üstünde de, sıkça duruyoruz.

Benim kurum ve kişilere tavsiyem öncelikle böyle bir şey başlarına gelmeden tedbir almaları. Kendileri ile ilgili olumlu ve yönetebilecekleri içerikleri internette yaymaları. Bir blog, bir gazete haberi, bir sözlük entrysi olabilir bunlar. Çünkü arama motorları önceden indekslenmiş sonuçların, sonradan gelen sonuçlara göre üst sıralarda bulunma şansı daha fazla.

Eğer iş işten geçmiş ve üst sıralarda kötü sonuçlar varsa, öncelikle daha iyi ve yönetebileceğimiz içerikler üretip bunları internette yayınlıyoruz. Bu sonuçların da kötü sonuçların üstünde yer alması için SEO çalışması ile destekliyoruz. Ancak suç teşkil eden durumlarda hukuki yöntemlerin kullanılması gerekiyor.”

Beni Sil Şirketleri Türedi

Yaptığım araştırmada piyasadaki bu boşluğun sonucunda bir çok şirketin, arama motorlarının sonuçlarından sonuç silmeyle ilgili hizmetler verdiğini gördüm. Bunlardan bazılar epey dikkat çekiciydi ve kendilerinden bu konuda görüşler aldım:

Rubbit Türkiye’den Levent Tarhan, merkezi ABD’de olan bir şirket olduklarını ve bilişim hukuku konusunda uzman hukukçular ve teknik bir ekiple bu işi yaptıklarını söylüyor. Şu ana kadar 1000 den fzla vaka üzerinde çalıştıklarını söyleyen Rahvancı, içerikleri Google’dan değil içeriğin kaynağından sildiklerini ve büyük oranda bunu başardıklarını iddaa ediyor.

Ayrıca Rubbit’in haber niteliği taşıyan ya da eleştiri mahiyetindeki yazılarla ilgilenmediğini, ancak hakaret ve iftira içerikli yazıların kaldırılması ile ilgili her türlü işlemin yapıldığını belirtiyor.

Av. Sertel Şıracı, kendilerinin internette haklarında çıkan olumsuz haber ve içeriklerle ilgili müvekkillerinin haklarını savunduklarını belirtiyor. İnternette yer alan bir içeriğin kişisel haklara aykırı olup olmadığının tespitinde zaman kavramının önemli olduğunu, arama motorlarının bu konuda yetersiz olduğunu söylüyor.

Böylece bundan 10 yıl önce haber niteliği taşıyan bir bilginin günümüzde kişisel haklara aykırı bir içerik olabileceğini belirtiyor. Yayıncının yurt dışında olması durumunda Türk mahkemelerinden kararın çıkartılabildiğini ancak kararın uygulanma noktasının sıkıntı olduğunu, bu durumda erişim engellemekten başka çare olmadığını belirtiyor.

Levent Tarhan ve Av.Sertel Şıracı ile yapmış olduğum röportajları okumak için şu linkleri takip edebilirsiniz : Levent Tarhan Röpörtajı – Av.Sertel Şıracı Röpörtajı

Her ne kadar görüşlerini aldığımız ajans temsilcileri konuyla ilgili detaylı bilgi vermese de, ben şahsen negatif SEO yöntemlerinin, istenmeyen sonuçların kaldırılması ile ilgili sıklıkla kullanıldığını biliyorum.

Yöntem ne olursa olsun, arama motorlarının kullanım oranı arttıkça bu sonuçlar üzerine etki etme ve bununla ilgili hizmet alma ihtiyacının artacağını öngörüyorum.

"Okumuş olduğunuz yazı Volkan İnanç'ın kişisel bloğundaki yazıdan alınmıştır."
« Older posts Newer posts »

© 2021 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑