Ay: Mart 2012 (Page 1 of 7)

244 Yıldır Yayınlanan Britannica Tarih Oldu!

Dünyanın en tanınmış ansiklopedisi Britannica, artık tamamen web’den izlenecek. Kağıt baskısı bitti.

İlk olarak İskoçya’nın başkenti Edinburg’da 1768’de basılan Britannica’nın stokları tükenince yenileri piyasaya çıkmayacak.

244 yıldır yayınlanan ansiklopedi, 2010’da son kez 8 bin set basıldı. Her seti 1,395 dolara satıldı. Elde 4 bin set kalmış. Onlar da satılıp bitince, bir daha Britannica için sahafa müracaat.

İnternetin “halka inmediği” 1990’larda Britannica’nın satışı 120 binlerdeydi. Günün birinde, bu saygın bilgi hazinesini kimsenin cilt cilt almayacağı akla gelmiyordu. Öyle ki, Microsoft, çevrimiçi ansiklopedisi Encarta’nın içeriğini Britannica sağlasın diye başvurduğunda geri çevirdiler.

Britannica ile ilgisiz, ama o da dünyanın en kapsamlı İngilizce sözlüğü olan Oxford University Dictionary, geleceği erken görmüştü. İçeriğini 2002’de web’e aktarmaya başladı.

Sözlüğü oluşturma çalışmaları 1879’da başladığında, bu işin 10 yıl süreceği düşünülmüştü. Oysa tam 49 yıl sürdü. Sözlüğün ilk baskısı 1928’de yayınlandığında 12 büyük cilt tutmuştu. 44 milyon sözcükten oluşuyordu. Her bir sözcüğün edebiyatta tarih boyunca kullanım örnekleri gibi şıklıklar vardı. 2.5 milyon tanım yapılmıştı. Sadece Shakespeare’dan 30 bin cümle vardı.

OUD olarak bilinen sözlüğün ikinci baskısını düşünmek için 1957’ye kadar beklediler. Ama ikinci baskı 1989’da yapılabildi. Tüm sözlük 21,728 sayfaya çıkmıştı: 350 milyon harf ve sembol. 62 kilo ağırlığında deri kaplı 20 cilt, 3 bin Sterlin’den satışa çıkartıldı.

Ama bu kadar büyük paralar, büyük hacimler, yazım yavaşlığı falan hepsi bu tür dev eserlerin aleyhine oldu. Gözlerini dünyaya web’le açanların sabırsız, dikkatsiz, çoklu işleme programlı zihin yapıları için OUD veya Britannica dinozorsu kaldı.

OUD ve Britannica şimdi artık web’deler. Wikipedia ile yanyana. Aman ne ironik bir durum!

Çünkü, W ile B, 2006’da “Kimin maddesi daha doğru?” diye itiştiler. Saygın akademik bilim dergisi Nature, W ve B’den aldığını söylediği 50 maddesini, bilim adamlarına, kaynak belirtmeden okuttu.

B’de 123 hatalı bilgi, W’de 162 hatalı bilgi çıktı. Demek ki B “bile,” W kadar “hatalı” olabilirdi? Çünkü W’de hatalı ve hatta düpedüz yanlış bilgi olması “doğaldı.” Zaten bu yüzden, çok sayıda Batılı üniversitede öğrencilerin, Wikipedia’yı referans göstermesi yasak.

B, açıklamasında, bilirkişiye okutulan bazı maddelerin zaten ansiklopedide olmadığını söyledi. Meğerse Nature, ana B’den madde seçmek yerine, ana B’nin kısaltılmış, basitleştirilmiş öğrenci sürümünden seçmiş. Sunulan bazı maddeler farklı kaynaklardan alınmış. Tartışma ortada kaldı. Şimdi bu düşman kardeşler web’de aynı siber dünyayı paylaşıyor.

Britannica’nın dijital versiyonuna 1994’ten bu yana internet ortamından ulaşılabiliyor.

BThaber

Esin Kaynağı Bilim Kurgu Olan 10 İcat

Cep telefonu ve helikopter gibi icatların arkasında, ‘Star Trek’ ve ‘Dünyalar Savaşı’ndan ilham alan mucitler var.

Bu durumda gerçek mucit bilim kurguyu yaratan mı olur yoksa ondan ilham alan mı, orası tartışılır. Bakalım hayatımıza hayal gücü yüksek insanların kattıkları nelermiş:

Denizaltı

İcadın anafikrini Jules Verne’ün Denizler Altında Yirmi Bin Fersah’tan alan Amerikan mucit Simon Lake, modern denizaltıların babası olarak bilinir.

Lake, safra tankı, dalgıç kompartımanı ve periskop dahil birçok icadında Jules Verne’ün bu güzel eserinden esinlenmiştir. Kurduğu şirket 1898’de açık okyanusta kullanılabilen ilk denizaltı olan Argonaut’u üretti.

Helikopter

Jules Verne asıl kurguladığı denizaltıyla ünlüyken, Nautilus’la geleceğin uçağını öngördü. Modern helikopterin mucidi Igor Sikorsky de gençken okuduğu Jules Verne’ün Fatih Robur adlı kitabından esinlenmiştir.

Sikorsky sık sık Jules Verne’ün “Birinin hayal ettiğini, başka biri gerçeğe dönüştürebilir,” sözünü dile getirir.

Roket

Amerikan bilim insanı Robert H. Goddard, 1898 yılında gazetede H. G. Wells’in Marslıların istilasını anlattığı Dünyalar Savaşı adlı klasik romanıyla ilgili yazı dizisini okuduktan sonra çok etkilendi ve uzun uğraşlar sonucu 16 Mart 1926’da ilk akaryakıtla çalışan roketi üretti.

Goddard’ın daha sonra söylediğine göre gezegenler arası uçuş kavramı “onun hayallerini son derece cezbeden bir şey” olmuş.

Nükleer Enerji

H. G. Wells 1914’te ‘The World Set Free‘ adlı kitabını yayınladı. Bu kitapta Wells, 1933’te ‘yapay’ bir nükleer enerjinin üretileceğini, bunun dünya savaşına neden olacağını ve daha sonra dünyanın barış içinde yaşayacağını yazdı.

Kitabı okuyan fizikçi Leo Szilard çok etkilendi ve bu kitaptan aldığı ilhamla 1932’de nükleer zincir reaksiyonları problemini çözdü.

Muharebe Bilgi Merkezi

1930’larda ve 40’larda E.E. “Doc” Smith okuyucularının gönlünü fütüristik Galactic Patrol’ün maceralarını anlattığı ‘Lensmen’ öyküleriyle fethetti.

1947’de yazdığı romanda kontrollü savaş gemilerinden bahsederek Amerikan Deniz Kuvvetleri’ne ilham verdi.

The Waldo

Ünlü bilim kurgu yazarı Robert Heinlein 1942’de yayınladığı kısa öyküyle uzaktan kumandalı mekanik eli icat eden Waldo F. Jones’a ilham kaynağı olmuştur.

Gerçek hayata uyarlanan kollar 1940’ların ortalarında nükleer endüstri için üretilmiş olup “waldos” adını almışlardır.

Cep Telefonu

Motorola’nın araştırma ve geliştirme müdürü Martin Cooper, 1970’lerin başlarında ilk cep telefonunu tasarlarken ‘Star Trek’ten ilham almıştır.

Yüzyılın neredeyse en büyük icadı olarak tanımlanan cep telefonunun mucidi Cooper icadını, “Bu bizim fantezimiz değil, amacımızdı,” diye tanımlıyor.

Şok Tabancası

Gençler için yazılmış bilim kurgu romanlarının zeki kahramanı Tom Swift 20. yüzyılın başlarının en ünlü edebi karakterlerinden biriydi.

NASA fizikçisi Jack Cover Taser’ı bir fan olarak icat etmişti. Taser adını Swift’in kurgusal icatlarından “Thomas A. Swift’s Electric Rifle” (Thomas A. Swift’in Elektrik Tüfeği) ın baş harflerinden almış.

QuickTime

Apple’ın bilim insanı Steve Perlman çığır açan multimedya programı QuickTime’ı yaratma fikrini karakterlerden birinin bilgisayarda müzik parçaları dinlediği ‘Star Trek: The Next Generation’ı izledikten sonra düşündüğünü söylüyor.

Second Life

Neal Stephanson’ın 1992’de yazdığı Snow Crash, insanların kendileri yerine ‘avatar’larıyla var oldukları üç boyutlu online ‘Metaverse’ (gerçeğe yakın sanal dünya) i tüm detaylarıyla tanımlıyor.

Ünlü online ortamlardan biri olan Second Life’ın yaratıcısı Philip Rosedale, liseden beri sanal dünya fikriyle ilgilenmiş ve Snow Crash’ı izledikten sonra “yakın gelecekte sanal dünyanın nasıl görüneceğiyle ilgili” fikre vasıl olmuş.

sabitfikir

« Older posts

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑