Etiket: beyoğlu sahaf festivali

Sahaf ve Sahaflık

Sahaf sözcüğünün aslı Arapça sahhaf‘tır. Kitap alıp satan kişi, kitapçı anlamına gelir. Matbaanın keşfinden önce kitaplar elle yazılır ve bu işi, meslek edinen pek çok kişi bulunurdu. Bunların yazdıkları kitapları dükkanlarda satma ise ilk defa 14. yüzyılda başladı. Osmanlılarda ilk sahaflar, Orhan Gazi zamanında, Bursa’da, cami avlularında faaliyet gösterdi. Edirne başşehir olunca da bu merkezde gelişti. Daha sonra İstanbul Kapalıçarşı’da pek çok sahaf dükkanı açıldı. Beyazıt Camii avlusundan Kapalıçarşı’ya giden yol üzerinde iki taraflı sahaflar çoğaldı. Bunlardan bir kısmı günümüzde de eski eserler satmakta ve burası Sahaflar Çarşısı olarak bilinmektedir. Osmanlı Devleti‘nin yükseliş devirlerinde Sahaflar Çarşısı, Orta Doğu’nun en önemli kitap alım ve satım merkeziydi. Osmanlılar zamanında ayrıca bohça ile kitap satışı yapanlar da vardı. Bunlara bohçacı denirdi. Bu kimseler konak ve evleri dolaşarak kitap satarlardı. Günümüzde sahaf sözcüğü, uzmanlaşmış kitapçılar için kullanılmaktadır. Sahaf denilince, daha çok el yazması kitaplar, kartpostallar vb. eserleri alıp satan ve eski yazıya hakim olan  kitapçılar anlaşılmaktadır.

İstanbul’da sahaflar geniş alana yayılmış olarak mesleklerini sürdürmektedirler. Başlangıçta yalnızca, Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda faaliyet gösteren sahaflar giderek İstanbul’un çeşitli semtlerine dağılmıştır. Kadıköy, Moda, Beşiktaş, Üsküdar, Ortaköy ilk akla gelen yerlerdendir. İstanbul sahaflarının yoğunlaştıkları diğer bir yer ise Beyoğlu’dur.

Osmanlı’dan bu yana gazeteci, yazar, edebiyatçı, tarihçi, akademisyen vb. insanların bilgi/belge ihtiyacını karşılayan ve kültür hayatına büyük katkılarda bulunan sahaflık mesleğini yaşatmak isteyen Beyoğlu Belediyesi, 2009 yılından bu yana Beyoğlu Sahaf Festivali’ni düzenlemektedir. İstanbul’un en seçkin sahaflarının katıldığı festivalde, nadir ve kıymetli asırlık kitaplar, objeler, evraklar ve koleksiyonlar müdavimleri ile buluşmaktadır. Bu tür etkinlikler, kitabın ticari bir meta haline geldiği günümüzde, eskinin değerlerine sahip çıkacak ve geçmişle gelecek arasında köprü kuracaktır.

Sahaf Festivali İzlenimlerim ve Kitaplarım

Bu sene altıncısı düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali’nde çok eğlendim ve çok yoruldum.

İki kez gitme şansı buldum. Hem de kitap kurdu arkadaşlarım ile birlikte. Durun durun, festival daha bitmedi. 14 Ekim’e kadar devam ediyor ve hala oldukça kalabalık. Koşun gidin.

Ülkemiz insanının kitap okuma istatistikleri her yerde paylaşılıyor -ki ben onlara değinmeyeceğim. Okumuyoruz, etmiyoruz falan.

Benim tek ilgilendiğim nokta, orada kitaba aç (evet, bildiğiniz aç) insanların olduğu. Bu çok güzel bir şey ve çok güzel bir duygu.

Bir yandan listeme yazdığım kitapları ararken, diğer bir yandan da arka plandaki plaklardan yükselen müzikleri dinliyordum. Neler yoktu ki; afişler, dergiler, fotoğraflar, el yazmaları, plaklar, ansiklopediler.

Şöyle de güzel bir olaya vesile olduğum için çok mutlu oldum: Bugün tezgahlardan birinde Lord Kinross‘un Osmanlı İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Çöküşü adlı kitabını ararken yine Lord Kinross‘un Atatürk kitabı ile karşılaştım. Oldukça eski idi ama sağlamdı ve iki cilt olarak duruyordu.

Ben bu kitabın yeni basımını tek cilt halinde, Anıtkabir ziyaretimde içerideki satış noktasından satın alıp okumuştum. Gerçek şu ki bu kitap beni çok etkilemişti. Zaten bu kitap ile ilgili yazılarımı ve alıntılarımı blogumda görmüşsünüzdür.

Güzel nokta şu oldu: Bir anne (orta yaşlarda) ile kızı (lise çağında olduğunu düşündüğüm) benle arkadaşımının tam karşısında, tezgahtaki kitaplara bakıyordu. Ben, birlikte gittiğim arkadaşıma Atatürk kitabı ilgili heyecanlı heyecanlı şeyler anlatırken, onlar da bize kulak kesilmişler. Anne, konuşmamıza dahil olup kitabı elimden aldı ve ona da görüşlerimi aktardım. Sonrasında bu kitabın iki cildini de satın aldı ve teşekkür etti bize. Çok mutlu olmuştum.

Şimdi belki de diyebilirsiniz ki; Atatürk’ün hayatını yabancı yazarlardan okumayı bu kadar abartma. Hayır efendim benim için önemli. Açıkçası, söz konusu tarih olduğu zaman (burada Osmanlı tarihini, Atatürk tarihini, 1. ve 2. Dünya Savaşı tarihini kastediyorum) yabancı yazarların kitaplarını daha dolu ve düzgün buluyorum. Bu benim şahsi fikrim. Tabiki objektif olanları okuyorum. Okumadan önce araştırmasını yapıyorum. Yalnız burada Türk yazarlara (tarih konusunda) haksızlık yapmıyorum. Hepsine saygı duyuyorum. Evimde Turgut Özakman ve İlber Ortaylı’nın kitapları var ve severek okuyorum.

Her ne kadar aradığım kitapları bulamasam da, en az aradıklarım kadar güzel olduklarını düşündüğüm kitapları alma şansına eriştim. Aldığım kitapları liste olarak sizlerle de paylaşıyorum. Haydi okumaya o zaman.

  • Kutsal Anadolu Toprakları – Lord Kinross
  • Cennet Nehirleri – Lee Martin
  • Oynamak İster misin? – P.J. Tracy
  • Mariana Çukuru – Steve Alten
  • İşaret – P.C. Cast, Kristin Cast
  • Ölüm Vuruşu – Elmore Leonard
  • Savaşta Ne Yaptın Baba? – Can Dündar
  • Hayat Gerçeğe Perde – Cem Mumcu
  • Cehennemde Bir Ada – Gülseren Engin
  • Tarihi Değiştiren Konuşmalar – Ali Çimen

© 2021 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑