Page 86 of 133

Otizm Benim Seçimim Değil!

Doğuştan Otizm eğilimli bir bireyin günlük hayatta neler hissettiğini, nelerin ona zorluk yaşattığını ya da hangi konularda yetenekleri olduğunu anlayabilir miyiz? Otizmin farkındayız, onların yanındayız!

Ben Otizm olan bir çocuğum. Otistik değilim! Siz düşünceleri, duyguları, yetenekleri olan bir birey misiniz? Yoksa sadece şişman, gözlüklü ya da sakar bir kişi mi? Duygusal algılarım bozuktur. Gündelik yaşam içinde sizin çoğunlukla fark etmediğiniz kokular, sesler, tatlar, görüntüler, temaslar benim için çok rahatsız edici olabilir. Sıradan bir market alışverişi benim için tam bir kabus olabilir, alışveriş arabalarının tekerleklerinin o gıcırtılı sesi, günün indirimlerini tekrar tekrar anons eden mekanik ses, kasadaki işlem sesleri, bu ciddi anlamda aşırı yüklenmedir benim için…

Koku alma duyum aşırı hassastır. Yanımızdan geçen adam o gün duş alamamış olabilir. Bunlar benim için çok tiksindiricidir. Tüm bunlar beni etkiler, hiçbir şeyi algılayamaz hale gelirim. Komutlarınızı dinlemediğimi sanmayın, sizi anlamıyor olabilirim, bana diğer odadan seslendiğinizde bana sadece işaret dili gibi gelebilir. Bunun yerine yanıma gelip basit kelimeler seçerek benimle direk konuşun. Somut düşünürüm, sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlarım. Koşturmayı bırak yerine arkandan atlı mı kovalıyor? derseniz aklım karışır. Çantada keklik demek yerine bunun yapmak  senin için çok kolay!  demelisiniz. Acıkmış, incinmiş, korkmuş, aklı karışmış olabilirim. Vücut dilime rahatsızlık duyduğumda gösterdiğim tepkilere dikkat edin…

Bir de bunun tam tersini düşünelim! Yaşamın çok ilerisinde bir düzeyde aniden küçük bir profesör gibi konuşabilirim. Kullandığım kelimelere ya da içeriklere anlamıyor olsam da size yanıt vermek zorunda olduğumda buna başvurabilirim. Yapamadıklarım yerine yapabildiklerime odaklanın ve bunlar üzerinde bir şeyler ima etmeye çalışın. Güçlü yönlerimi keşfedin. Sosyalleşme konusunda bana yardım edin. Dışarıdan bakıldığında farklı çocuklarla oynamak istemediğimi düşünebilirsiniz. Oysa bazen bunu nasıl yapacağımı bilmiyor olabilirim. Diğer çocukları beni oyunlarına davet etme cesaretlendirmek işe yarayabilir. Öfke nöbetlerimin nedenlerini bulmaya çalışın. Duyularımdan biri aşırı yüklendiğinde böyle durumlar ortaya çıkar.  Eğer öfke nöbetlerimin sorunlarını bulursanız, onları önleyebilirsiniz…

Lütfen beni koşulsuzca sevin! Keşke şöyle olsaydı, keşke bunu yapabilseydi düşünceleri kafanızdan uzaklaştırın. Siz ailenizin tüm beklentilerini karşılayabildiniz mi? Otizm benim seçimim değil!

Unutmayın, bu durumu ben yaşıyorum! siz değil… Sizin desteğiniz olmadan başarılı ve bağımsız hayat sürmem uzak bir ihtimal. Söz veriyorum, ben buna değerim. Sabır sabır sabır… Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın. Evet, belki bir sonraki Michael Jordan olmayabilirim. Detaycı bakış açım ve olağanüstü odaklanma kapasitemle bir sonraki Einstein, Mozart ya da Van Gogh olabilirim. Şimdilerde bu kişilerin de otizmli olduğu düşünülüyor…

Siz dayanağım olmazsanız bunu başaramam. Benim arkadaşım, öğretmenim olun. Bana destek verin, ne kadar yol alabildiğimi göreceksiniz…

Kurumsal Sosyal Ağlar

Microsoft‘un güzel bir reklamını daha, önceki yazılarımda olduğu gibi yine sizlerle paylaşmak isterim. Bu sefer bir ağ gibi çalışmayı hedefliyoruz.

Günümüzde, insanlar birbirlerine hiç olmadıkları kadar bağlılar. Sosyal ağ üzerinden, bulut üzerinden, mobil cihazlar üzerinden.

Dünya kocaman bir ağ haline geldi ve insanlar her saniye paylaşıyorlar, öğreniyorlar, hareket halinde karar veriyorlar… Hepsi uçtan uca bağlı bir dünyanın parçası. Bu insanlar sizin müşterileriniz. Daha hızlı cevap bekliyorlar. Kişiselleşmiş hizmet, daha iyi deneyimler.

Bir şirket olarak, her zaman müşterilerinizi dinlemelisiniz. Trendleri takip etmelisiniz, harekete geçmelisiniz ve ne olursa olsun hızlıca adapte olmalısınız. Böylece her zaman bir adım önde olursunuz. En güncel bilgiler parmak ucunuzda olmalı, böylece etkin kararlar alırsınız ve bir şirket olarak müşterileriniz tam olarak istediklerini verebilirsiniz istedikleri anda. Böylece kendileri gibi eşsiz bir deneyimle ayrılırlar.

Eğer tüm önemli şeylere bağlı olsaydınız, eğer siz ve şirketinizdeki tüm çalışanlar bir ağ gibi birlikte çalışsaydı, birdenbire işinizle alakalı olan her şeye bağlı olursunuz. Yeni yönlerden sosyalleşir ve birlikte çalışırsınız, dünyanın dört bir yanındaki insanlarla bilgi paylaşabilirsiniz. Her zaman çalışanlarınızı, müşterilerinizi ve iş ortaklarınızı dinlersiniz. Hızlı adapte olmak için yeni fırsatlar keşfedersiniz ve değişimi sağlarsınız. Gerçek zamanlı belge ve bilgi paylaşımı yaparsınız ve çok daha hızlı karar alırsınız. Birlikte bir ağ gibi çalışarak işinizi büyütebilirsiniz. Müşterilerinizi anlarsınız, daha iyi ürün üretirsiniz ve en iyi deneyimi sunarsınız.

Ayrıca bugün dünya çapında 400.000’den fazla (Türkiye’de de azımsanmayacak derecede) şirket bu şekilde çalışmak için Yammer kullanıyor. Peki Yammer nedir der iseniz? Henüz Yammer ile tanışmadıysanız hemen yammer.com sitesini ziyaret edip kayıt olup kullanmaya dakikalar içerisinde başlayabilirsiniz.

İşte bu ağın gücüdür. Bir ağ gibi çalışmanın tam zamanıdır.

Bir ağ gibi çalışın!

« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑