Page 53 of 133

Erken Yaşta Kitap Okuma Alışkanlığı

Çocuklar zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminin %70’ini 0-6 yaş arasında tamamlıyor. Bu süre içinde en hızlı gelişme, ilk 2 yılda gerçekleşiyor. Başlangıçta davranışı birkaç refleksten oluşan insan, 2 yıl sonunda kendi başına yürüyebilen, konuşabilen, sonrasında da bazı basit problemleri çözebilen, neden sonuç ilişkisi kurabilen, basit planlamalar yapabilen, hatırlayabilen bir kişi hale geliyor. İşte bu noktada kitap okumak çocuklara çok şey kazandırmaya başlıyor, onların tüm gelişimini hızlandırıyor.

Erken yaşta kitap okuma alışkanlığı kazanmanın faydalarını saymakla bitmez… Kitap okuyan miniklerin fikir ve hayal dünyası gelişiyor, dünyanın geri kalanı hakkında yepyeni bilgiler öğreniyorlar. Bu da onların daha küçük yaşlarda öğrenme kabiliyetini geliştiriyor ve kitap okumak geri kalan tüm hayatına da olumlu katkı sağlayan bir hobiye dönüşüyor. Kitaplar sayesinde çocukların olaylara bakış açısı farklılaşıyor, tek bir yönden bakmak yerine tıpkı yetişkinler gibi çok yönlü analiz yeteneklerini geliştiriyorlar.

Elbette kitap okumanın tüm bu faydaları çocukların sosyal yaşamlarında da kendini daha iyi anlatabilmesini, çok daha kolay iletişim kurabilmesini sağlıyor. Düzenli kitap okuyan, severek bu alışkanlığı kazanmış bir çocuğun etrafındaki olayları anlayabilme ve yorumlayabilme kabiliyetleri çok erken yaşta gelişmeye başlıyor. Peki çocuğumuz kitap okuma alışkanlığını henüz kazanamadıysa ona bunu nasıl kazandırabiliriz?

  • Siz kitap okurken mutlaka çocuğunuz da bu aktivitenizi görmeli.
  • Düzenli olarak çocuğunuza onun seveceği kitapları okuyun.
  • Ona okuduğunuz bir kitap kahramanını gerçek hayata taşıyarak sorular sorun. Örneğin; “Harry Potter’la sınıf arkadaşı olsan nasıl olurdu?”
  • Yazmak, okumayı tetikleyen bir eylem olduğu için miniğinizi günlük yazmaya teşvik edin.
  • Kendi kitap alışverişlerinizi çocuğunuzla birlikte yapın.
  • Kitapları ve dergileri her zaman ulaşabileceği yerlere koyun.
  • Ailece okuma saati oluşturun ve bunu bir rutin haline getirin.

Tüm bunları gerçekleştirirken her kitabın da bir yaşı olduğunu unutmayalım! Çocuklar hangi yaşta, hangi kitaplardan keyif alırlar? İşte cevapları:

0-3 Yaş

0-3 yaş arası dönemde bol ve büyük resimli, dokunma duyusuna hitap eden, az ve kısa yazılı kitaplar tercih edilmelidir. Bu dönemde çocuklar resimleri işaret etmek, kedi, köpek gibi hayvan seslerini taklit etmekten keyif alırlar, konsantrasyon süreleri kısadır, bu nedenle kitap okuma süreleri kısa olmalıdır.

3-6 Yaş

Bu dönemde insan ve hayvan resimli masallar, tekerlemeler, kısa hikayeler ilgi çekici olacaktır. Çocuklar bu yıllarda tekrarları severler, aynı öyküleri defalarca okumanızı isterler ve bundan çok hoşlanırlar. Bu dönemde de bol resimli ve az yazılı kitapları tercih etmelidir.

Okul Çağı

Çocuklar okul döneminde kahramanları da tıpkı kendileri gibi çocuk olan öyküleri severler, hala somut düşünme döneminde oldukları için resimli kitaplar tercih edilmelidir. 10 yaşından sonra ise soyut düşünme becerileri gelişmeye başlar, ilgi alanları değişir, macera, mizah, biyografi, tarihi eserler ilgisini çekmeye başlar.

Ergenlik

Ergenlik döneminde romanlar, düşünsel öyküler, aşk öyküleri, gazete ve dergiler ilgi alanına girer, yetişkin edebiyatına ait kitaplara yönelmeye başlarlar.

19 Mayıs ve İlham Veren 19 Türk Genci

Bugün, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatışının 101. yıl dönümü.

Türk gençliğine inancını ve güvenini, “Saygıdeğer gençler, yaşamak durmadan uğraşmaktır. Bundan dolayı yaşamda iki şey vardır: Yenmek ve yenilmek. Size, Türk Gençliğine bırakıp emanet ettiğimiz vicdanı inan, yalnız ve durmadan yenmektir. İnanıyorum ki, her zaman yeneceksiniz.” sözleriyle dile getiren Atatürk, bu önemli günü gençliğe armağan etmişti.

Türk gençliği de 101 yıldır Atatürk’ün inancını ve güvenini boşa çıkarmıyor ve geleceğe dair umutlarımızı hep canlı tutmamızı sağlıyor.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı coşkuyla kutlarken, son yıllarda sadece ülkemizdeki değil tüm dünyadaki gençlere bilim, sanat, teknoloji ve spor gibi alanlarda ilham veren 19 Türk gencini hatırlayalım.

Berna Akdeniz ve Leyla Almasoud

Berna ve Leyla, iki sene önce henüz lisedeyken, danışman hocalarıyla birlikte akciğer, meme ve prostat kanserini erken teşhis için mikro akışkan çip geliştirdi. Bu başarıları sayesinde sınavsız olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim alma hakkı kazanan Berna ve Leyla, ABD’nin Pittsburgh kentinde düzenlenen Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’nda ülkemizi temsil etti ve 81 ülkeden 1.800 projenin yer aldığı yarışmada biyomedikal mühendisliği dalında “Dünyanın en iyi 3. projesi” ödülünü kazandı.

Şeyhmus Aca

2001 yılında Mardin’in Arap köyünde, sadece Arapça konuşulan bir evde dünyaya gelen Şeyhmus, çok az Türkçe bilmesine rağmen Darüşşafaka sınavını kazandı. Türkçesini İstanbul’da geliştiren Şeyhmus, kısa sürede İngilizce ve Almanca da öğrendi. Okulunun robot takımına katılan yetenekli öğrenci, Darüşşafaka’yı beş kez ABD’de temsil etti. Robot yarışmalarında NASA’nın takımlarıyla yarışıp dünya
şampiyonu oldu. Şampiyonadan iki ay sonra Çin Hükümeti’nin özel davetiyle robotik kulüplerine mentorluk yapmak üzere Çin’e gitti ve 10 gün boyunca Çinli öğrencilere bu konuda destek verdi.

Rana Eyit ve Zümra İdil Şener

Rane ve İdil, henüz 15 yaşındayken, halk arasında çakal eriği olarak da bilinen güvem eriğinin meme kanseri hücrelerini azalttığını tespit etti. Projeleri Harvard Üniversitesi profesörleri tarafından çok beğenildi ve gençlerimiz ABD’de sunumlarını yapıp Harvard’dan başarı sertifikası aldılar. Ayrıca Brezilya’daki Mostratec Bilim Olimpiyatları’nda finale kalmayı başardılar.

Yunus Emre Parmaksız, Alkın Kaz, Abdurrahman Hadi Ertürk, Kutay Akın ve Bayram Alp Şahin

17 yaşındayken Türkiye’nin Fizik Olimpiyat Takımı’nı oluşturan bu beş isim, geçen yıl 35 ülkenin en zeki gençlerini buluşturan Avrupa Fizik Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil ettiler. Olimpiyatlarda toplam 3 altın ve 2 gümüş madalya kazanan Yunus Emre, Alkın, Abdurrahman, Kutay ve Bayram, genel klasmanda Türkiye’yi Avrupa’nın zirvesine taşıdılar.

Furkan Kasap

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarım bölümü 2. sınıf öğrencisi olan Furkan Kasap, Apple MacBook Pro için tasarladığı klavyeyle Yanko Design, Forbes, Yahoo, Design Taxi, The Next Web ve 9to5Mac gibi alanlarında dünyanın en önemli mecralarına haber oldu. MacBook’ların klavyesinin üzerinde bulunan touch bar’a akıllı telefon uygulamalarını konumlandıran Furkan’ın bu tasarımı, “Akılalmaz bir Mac klavye” başlığıyla duyuruldu.

Kaan Turan

15 yaşındaki genç piyanist Kaan Turan, geçen yıl İtalya’da düzenlenen ve 17 ülkeden 45 katılımcıyı buluşturan Uluslararası Tadini Müzik Yarışması’nda dünya birincisi oldu. Üstelik Kaan, birinciliğe ulaşırken, Chopin ve Mozart’ın yanı sıra Türk piyanist ve besteci Fazıl Say’ın Kara Toprak isimli eserini de icra etti. Kendi bestelerini de yapmaya başlayan Kaan, bu alanda da ödüller kazanmaya başladı bile.

Zeynep Sude Taşdelen

Baleye 7 yaşında başlayan Zeynep Sude Taşdelen, 2018 yılında, henüz 15 yaşındayken, Barcelona’da düzenlenen uluslararası bale yarışması Youth America Grand Prix’de Türkiye’yi temsil etti ve 15-18 yaş büyükler kategorisinde, klasik bale alanında 89 yarışmacı arasından birinci oldu.

Can Çakmur

22 yaşındaki genç piyanist Can Çakmur, geçen yıl Japonya’da 10’uncusu düzenlenen ve dünyanın en önemli yarışmalarından biri olan Hamamatsu Uluslararası Piyano Yarışması’nda sergilediği performans ile 400 yarışmacıyı geride bırakarak birinci oldu. Can’ın 2017 İskoçya Uluslararası Piyano Yarışması birinciliği gibi başka önemli başarıları da bulunuyor.

Nehir Nisa Alemdar

Bilkent Üniversitesi Müzik Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Nehir Nisa Alemdar, geçen yıl Çekya’da katıldığı 13. Jan Vychytil Uluslararası Viyolonsel Yarışması’nda ilk sırayı aldı. Nehir; Polonya, Çekya, Rusya, İtalya, Almanya, Çin, Belarus, Ukrayna ve Moğolistan başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden 160 genci geride bıraktı.

Sümeyye Boyacı

Doğuştan iki kolu da olmayan Sümeyye, “Balıkların da kolları yok” diyerek, 9 yaşında yüzmeye başladı. 15 yaşında Paralimpik Avrupa Yüzme Şampiyonası’nda, ABD’de düzenlenen Dünya Paralimpik Yüzme Serisi’nde ve Singapur’da düzenlenen Para Swimming World Serisi’nde altın madalya kazandı.

Doğukan Büyükarslan

“Ne kadar yükseğe zıplarsam, o kadar korkularım azalıyor” diyerek tramboline başlayan Doğukan, geçen yıl, 20 yaşındayken, Trambolin Cimnastik Yaş Grupları Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazandı. Doğukan böylece Cumhuriyet tarihinde ilk kez Türkiye’ye bu sporda altın madalya kazandıran genç oldu.

Mizgin Ay

Mizgin, 2000 yılında, Batmanlı yedi çocuklu bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya geldi. Ailesinin mevsimlik işçi olarak çalışmak için yerleştiği Beypazarı’nda tarlada çalışırken koşmaya başladı. Kısa sürede atletizme tutkuyla bağlanan Mizgin, 2017 yılında Kenya’da düzenlenen Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası’nda 100 metrede altın madalya kazandı, 200 metrede ise dünya üçüncüsü oldu.

Talha Ahmet Erdem

24 yaşındaki Talha Erdem, geçen yıl Portekiz’de düzenlenen Down Sendromlular Dünya Judo Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etti ve tüm rakiplerini mağlup ederek altın madalya kazandı. Talha böylece bu alanda Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu getiren isim oldu.

« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑