Page 49 of 133

Yeni Trend Robot Süpürge

Yakın bir geçmişe kadar sadece bir bilim kurgu hikâyesi öğesi gibi duran robot süpürgeler artık birçok evin vazgeçilmezi haline gelmiş durumda.

1996’da James Dizon’ın tohumlarını attığı otonom çalışan bir süpürge fikri, 2002 yılında ABD menşeli iRobot’un ilk robot süpürge modelini satışa çıkarmasıyla gerçeğe dönüştü. 2010’da lazer bazlı haritalama ve 2015’te kamera bazlı haritalama özellikleri, bu aletleri çok daha cazip hale getirdi. 2017 yılına geldiğimize ise robot süpürgeler tüm elektrikli süpürge pazarının %23’üne ulaşmıştı bile.

Gelin ülkemizde de popülaritesi son dönemde artan robot süpürgelerin avantajlarına ve dezavantajlarına yakından bakalım ve bir robot süpürge almaya karar verirsek göz önünde bulundurmamız gereken faktörleri hatırlayalım.

Robot Süpürge Nasıl Çalışır?

Robot süpürgeler, manuel bir yönlendirme olmadan, sadece otonom olarak çalışabilecek şekilde tasarlanmış süpürgelerdir. İlk modelleri uzaktan kumandayla bir insan kontrolüne ihtiyaç duymuş olsa da bugünkü modeller gelişmiş haritalama yetenekleri sayesinde evlerimizin her yerini sessiz bir biçimde temizleyebiliyor. Üstelik yine haritalama özellikleri sayesinde sadece belli odaları temizledikten sonra istasyon adı verilen şarj noktasına dönebiliyor. Wi-Fi ağımıza da bağlanabildikleri için robot süpürgelerimizi çalıştırmak için evde bulunmamız dahi gerekmiyor. Bu cihazları akıllı telefonlarımız vasıtasıyla pratik bir şekilde kontrol edebiliyoruz.

Robot Süpürgenin Avantajları

Robot süpürgelerin son dönemde bu kadar popüler olmasının altında tabii ki getirdikleri önemli avantajlar yatıyor:

Zaman tasarrufu: Robot süpürge kullandığımızda evimizi süpürme işini tamamen otonom çalışan bir cihaza delege etmiş oluyoruz ve böylece ev süpürmeye hiç zaman harcamamız gerekmiyor.

Sağlık: Robot süpürgenin tamamen kendi kendine çalışabilmesi, temizleme işlemini çok sık yapabilmemize imkân tanıyor. Bu sayede zeminde, halıda ya da evin diğer bölümlerinde biriken ve alerjik bünyeler için ciddi risk yaratan tozları solumak zorunda kalmıyoruz.

Uzaktan programlama: Temizliği biz değil bir yardımcımız yaptığında bile yerler süpürülürken kendi işimize konsantre olmamız kolay değil. Robot süpürgelerin akıllı telefon vasıtasıyla harekete geçirilebilmesi, temizliği biz evde değilken de yapabilmelerini sağlıyor. Böylece evde geçirdiğimiz sürede o an yaptığımız işe odaklanabiliyoruz.

Evcil hayvan dostu: Özellikle kedi ya da köpeklerin yaşadığı evlerde tüyler, ister istemez normal hayatımızın bir parçası. Neyse ki birçok evcil hayvan sahibi robot süpürgelerini günde iki kez çalışmaya programlıyor ve böylece evlerinde hiç tüy birikmemiş oluyor.

Zor noktalara ulaşım: Robot süpürgeler küçük ve ince cihazlar oldukları için koltukların altı gibi birçok zor noktaya kolayca ulaşabiliyor. Bu sayede temizlik yaparken kanepe kaldırmak zorunda kalmıyoruz.

Sessiz çalışmaları: Robot süpürgelerin en büyük avantajlarından biri de elektrikli süpürgelere kıyasla çok daha sessiz çalışabilmeleri. Özellikle son dönemde çıkan gelişmiş modeller o kadar sessiz ki robot süpürgemizi çalıştırıp çalıştırmadığımızı unutup sık sık kontrol etmek zorunda bile kalabiliyoruz!

Temizliği eğlenceye dönüştürmeleri: Bu maddemiz özellikle çocuklu aileler için. Çocuklarımız genelde robot süpürgelere bayılıyor ve böylece temizliğin bir parçası olmaya can atıyorlar. Robot süpürgemiz yerleri temizlerken çocuklarımızın eline de ufak bir toz bezi vererek hem eğlenmelerini hem de temizlik alışkanlığı kazanmalarını sağlayabiliyoruz.

Robot Süpürgenin Dezavantajları

Sayısız avantaja rağmen robot süpürgelerin bazı dezavantajları da var. Sürekli gelişen teknoloji bu sorunların bir bölümünü çözmenin eşiğinde olsa da bir robot süpürgeden beklentilerimizi doğru ayarlayabilmek için bu dezavantajları bilmemiz gerekiyor.

Tüm temizliği yapamazlar: Robot süpürge kullanmak temizliğin tamamını otomatik bir hale getirmeye yetmiyor. Yerleri silmek, merdiven ya da kapı eşiği gibi noktaları temizlemek ve robot süpürgenin ulaşamadığı tüm noktaları süpürmek hâlâ bizim işimiz.

Her model her yeri temizleyemez: Bazı robot süpürge modelleri evimizin bazı köşelerine girmekte zorlanıyor. Bazıları çok kalın oldukları için yatak ve koltuk altlarına girip bu noktaları temizleyemiyor. Bazı robot süpürgeler ise en ufak yükseltileri bile aşamayabiliyor.

Çöp hazneleri daha küçük: Boyutlarıyla doğru orantılı olarak robot süpürgelerin çöp hazneleri de çok küçük. Bu yüzden süpürgemizin haznesini sık sık değiştirmek zorunda kalıyoruz.

İdeal sonuçlar için ideal koşullar gerekiyor: Bir robot süpürgenin tam performansla çalışabilmesi için ideal koşulları yaratmamız gerekiyor. Mesela çocuklarımızın ufak oyuncakları ya da yere atılmış bir çorap robotun içine sıkışabileceğinden bu tip eşyaları temizlikten önce kaldırmamız lazım. Ayrıca robotumuz kabloların üzerinden geçemeyeceğinden televizyon, bilgisayar vb. aletlerimizin elektrik/şarj kablolarını da kaldırmalıyız.

Temizlik uzun sürüyor: Bir robot süpürgenin tüm evi temizlemesi, elektrikli süpürgeye kıyasla çok daha uzun bir zaman alıyor. Bir başka deyişle misafirimizin geleceğini kısa süre öncesinde öğrendiğimizde ya da yere dökülen bir nesneyi hemen temizlememiz gerektiğinde elektrikli süpürge kullanmak zorunda kalıyoruz.

Fiyatları yüksek: Robot süpürgeler, özelliklerine göre geniş bir fiyat yelpazesine sahipler. Ancak yeni bir teknoloji oldukları için yurt dışında bile hâlâ pahalı cihazlar olarak kabul görüyorlar. Tabii henüz Türkiye’de robot süpürge üretilmediği ve tüm ürünler ithal olduğu için ülkemizde bu cihazların fiyatları daha da yüksek kaçıyor.

Hangi Robot Süpürgeyi Almalıyız?

Genelde fiyat skalasının en üst tarafındaki modeller hemen hemen her ihtiyacı karşılayacak seviyede olsa da ihtiyacımız olmayan özelliklere gereksiz para vermemek adına robot süpürge tercihi yaparken bazı faktörleri göz önünde bulundurmalıyız.

Örneğin evcil hayvanımız varsa emiş gücü yüksek olan modelleri tercih etmeliyiz, evimizde çok fazla yükselti varsa yükseltileri aşabilen modelleri seçmeliyiz, evimiz çok büyükse temizliğin ortasında şarjı bittiğinde şarj istasyonuna dönen ve kendini şarj ettikten sonra kaldığı yerden devam eden modellerden almalıyız, çok fazla halımız varsa spiral temizleme yapan bir modele ihtiyacımız var demektir, koltuklarımızın ve yatağımızın yüksekliği fazla değilse ince bir model almalıyız, evimiz küçükse ve çok fazla eşyamız yoksa çok ayrıntılı haritalama yapan
modellere daha fazla para vermemize gerek yok.

Mükemmel Bir Sabah Rutini için Uygulamalar

Mükemmel bir gün geçirmek kuşkusuz bizden başka birçok faktöre de bağlı. Yine de günümüzün mükemmel geçmesi için her şeyden önce kendimizi böyle bir güne ve günün getireceklerine hem bedensel, hem ruhsal, hem de zihinsel olarak hazırlamamız gerekiyor. Bu hazırlığımızı da tabii ki günün temposu başlamadan yani sabahın ilk saatlerinde yapmak en ideal olanı.

İhtiyaçlarımız ve o günden beklentilerimiz doğrultusunda bir sabah rutini inşa ederken bize yardımcı olabilecek birçok akıllı telefon uygulaması bulunuyor. Bu uygulamalara göz atıp bize fayda sağlayabilecek olanları seçerek kendimiz için mükemmel bir sabah rutini inşa edebiliriz.

Yorucu bir güne bedenen hazır olmak için iyi bir uyku çekerek dinlenmiş olmamız şart. Ayrıca kısa süreli bile olsa egzersiz yapıp doğru beslenerek vücudumuzu günün getireceklerine hazırlamalıyız.

Uyku Takibi Uygulamaları

Sleep Cycle
Uykuya daldıktan sonra her biri 60 ilâ 100 dakika süren uyku aşama döngülerine giriyoruz. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu toplam süreyi yakalasak bile bir döngünün en ağır evresinde uyanmak kendimizi dinlenmemiş hissetmemize neden olabiliyor çünkü bu evrede vücut faaliyetlerimiz en aza iniyor ve bedenimiz bir anda bu faaliyet seviyesinden uyanıklık haline geçmekte zorlanıyor. Sleep Cycle
uygulaması gece boyunca hareketlerimizden ve nefes ritmimizden hangi evrede olduğumuzu takip ediyor ve sabah belirlediğimiz bir aralıkta, uykumuzun en hafif olduğu anda bizi uyandırıyor. Uygulama günlük uyku sürelerimizi ve uyku kalitesini de raporlayabiliyor.

Egzersiz Uygulamaları

7 Minute Workout
Tüm vücudu çalıştıran 12 hareket içeren yüksek yoğunluklu ve aralıklı antrenman programı sadece 7 dakika sürüyor. En yoğun sabahlarda bile vücudumuzun egzersiz ihtiyacını karşılayabilecek bu program için birçok iOS ve Android uygulaması var. Antrenmanı iki ya da üç tekrar halinde yaparak etkisini daha da artırmak da mümkün.

Strava
Sabah sporunu biraz daha ciddiye alan koşu ve bisiklet meraklılarının favori uygulamalarından Strava; süre, hız/tempo, mesafe, kazanılan eğim gibi birçok veriyi tutmasının yanında aynı zamanda bir sosyal ağ gibi çalışıyor. Takip ettiğimiz arkadaşlarımızın aktivitelerini görebiliyor, onlara meydan okuyabiliyor, spor yaptığımız noktalarda daha önce oluşturulmuş olan segmentlerde en iyi dereceyi yapan isim olmak için uğraşabiliyoruz.

Couch 25K
Güne koşarak başlamak isteyen ancak 5 dakika bile koşamayacak kadar formsuz olanlar için Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sistemi’nin önerdiğini antrenman programını baz alan birçok iOS ve Android uygulaması var. Koşu ve yürüyüşü harmanlayan bu program sayesinde haftada 3 gün antrenman yaparak 8 hafta içinde 5 kilometre koşabilecek formu yakalamak işten bile değil.

Beslenme Uygulamaları

Mealboard
Ertesi gün ne giyeceğimizi bir gece önceden planlamış olmanın faydaları gibi güne başlarken ne yiyeceğimizi önceden planlamış olmak da yorgun hissettiğimiz sabahlarda kararsız kalıp sağlıksız alternatiflere yönelmemizi engelleyebiliyor. Mealboard bize sadece kahvaltıları değil günün tüm öğünlerini haftalık olarak planlayabilme imkânı tanıyor ve programımıza uygun alışveriş listesi çıkartıyor.

FatSecret
Dengeli ve yeterli beslendiğimizden emin olmanın ilk şartı vücudumuza hangi besinleri aldığımızı takip etmek. Kalori ve makro takibi yapan birçok uygulama olsa da FatSecret Türkiye’deki kullanıcı sayısının büyüklüğü sayesinde mutfak kültürümüzde yeri olan besinlerin neredeyse tamamını içerdiği için rakiplerinden ayrılıyor.

Mükemmel bir gün için bedenen hazır olmamız tek başına yeterli değil. Meditasyon ve farkındalık alıştırmaları yaparak ve birkaç kelimeyle bile olsa günlüğümüze hislerimizi, o günden beklentilerimizi ve olumlama cümleleri yazarak ruhen de kendimizi hazır tutabiliriz.

Meditasyon ve Farkındalık Uygulamaları

HeadSpace
5 dakikadan başlayarak 20 dakikaya kadar çıkan seanslar içeren bu uygulama, meditasyona yeni başlayanlar için de yıllardır yapanlar için de ideal. Rehber eşliğinde meditasyon sunan ve ilk 10 günü ücretsiz olan Headspace; yaratıcılık, duygu keşfi ve mutluluk gibi birçok konuya odaklanan spesifik seanslar da barındırıyor.

Insight Timer
Ücretsiz meditasyon ve farkındalık uygulamalarının en popüleri olan Insight Timer, 40 binden fazla meditasyon seansı ve dinlendirici müzik parçası içeriyor.

Günlük Tutma Uygulamaları

The 5 Minute Journal
Her sabah şükran duyduğumuz üç şeyi, o günden beklentilerimizi ve olumlama (affirmation) cümlelerimizi yazmamızı isteyen bu uygulama, gün sonunda da başımızdan geçenleri kaydetmek için kullanılabiliyor. Üstelik mutlu anılarımızı fotoğraflar eşliğinde kaydederek aylar ve yıllar sonra geriye dönüp o anıları tekrar yaşayabiliyoruz.

Kendimizi bedenen ve ruhen güne hazırladıktan sonra sıra zihnimize geliyor. Aslında sabah saatleri birçoğumuz için zihnimizin en dinç ve öğrenmeye en açık olduğu saatler. Tek yapmamız gereken bir yandan bu dinçlikten maksimum faydayı sağlamak bir yandan da bu halin uzun süre devam edebilmesi için gerekli koşulları yaratmak.

Planlama

“Önemli bir şey atlıyor muyum?” endişesine kapılmadan, gün boyunca o an yaptığımız işe odaklanabilmenin ilk şartı, o gün yapmamız gereken şeyleri bir kağıda ya da bir uygulamaya aktarmak ve zihnimizi bunlarla meşgul etmemek.

Todoist
En basit ve pratik yapılacaklar listesi uygulamalarından biri olan Todoist; zaman, proje ve etiket bazlı kategorizasyon da yapabiliyor.

Things
David Allen’ın geliştirdiği ünlü Getting Things Done metodu göz önünde tutularak hazırlanan Things, Todoist’e kıyasla biraz daha komplike bir uygulama.

Asana, Trello ve Slack
Profesyonel hayatta kullanımı çok yaygın olan bu üç uygulamanın önceliği bir ekibin parçası olarak çalışan kişiler.

Öğrenme

Zihnimizin en açık olduğu sabah saatleri, yeni bir şeyler öğrenmek için ideal saatler. Sabah rutinimizde 15 dakika ayırarak bile zihnimizin yorgun olduğu bir dönemde saatler harcayarak öğrenemeyeceğimiz şeyleri öğrenmemiz mümkün.

Pocket
Gün boyunca ilgimizi çeken ve göz atmak istediğimiz içeriklerle karşılaştığımızda, yoğun ya da yorgunsak bu içeriklerin linklerini Pocket uygulamasına kolayca gönderebilir ve her sabah listemize göz atarak ilgimizi çeken bir makale okuyabiliriz.

Blinkist
Kişisel gelişim, tarih, finans, girişimcilik, eğitim, sosyoloji ve daha birçok alanda çok satan kitapların 15 dakikalık özetlerini sesli kitap olarak sunan Blinkist, sabah rutinimizde spora ya da kahvaltıya hazırladığımız süreyi daha da verimli kullanmamızı sağlıyor.

Oluşturduğumuz sabah rutinindeki faaliyetleri düzenli yapıp yapmadığımızı denetleyen ve bizi motive ederek rutinimizi bir alışkanlığa dönüştürmemize yardımcı olan uygulamalardan da faydalanabiliriz.

Habit list
Alışkanlığa dönüştürmeye çalıştığımız faaliyetleri art arda kaç gündür yaptığımızı gösteren ve bizi motive eden bu iOS uygulamasının Android için muadili de bulunuyor.

Loop Habit Tracker
Ücretsiz ve açık kodlu olan bu uygulamaya rutinimizdeki faaliyetleri ekleyerek hangi günler spor ve meditasyon yaptığımızı, bir şeyler okuduğumuzu, günlük tuttuğumuzu veya güne su içerek başladığımızı takip edebiliyoruz. Uygula ayrıca tüm bu faaliyetler için hatırlatıcı da gönderebiliyor.

« Older posts Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑