Ay: Mart 2012 (Page 7 of 7)

Bulut Teknolojisi

Geleneksel yöntemlerdeki maliyet artışı, güvensizlik, veri koruma zorluğu gibi nedenlerle son yıllarda bulut yedekleme sistemini kullanan organizasyon sayısında önemli bir artış söz konusu. Bulut veri koruma sistemi entegre, güvenli, hızlı ve düşük maliyetli çözümleri sayesinde Bilgi Teknolojileri çalışanlarının işlerini kolaylaştırıyor ve daha önemli işlere odaklanmalarını sağlıyor.

Organizasyonun büyüklüğü ne olursa olsun hayati verileri saklamak oldukça önemli bir konu. Yapılan araştırmalara göre organizasyonların %93’ü iki yılda bir herhangi bir problem nedeniyle verilerinin kaybediyor.

Sürekli ve otomatik veri yedekleme sistemi sayesinde yalnızca dün geceki veya daha eski verileri değil, kesintiden dakikalar önce üzerinde çalıştığınız verileri de kurtarabileceğiniz için kesinti maliyeti önemli derecede azalmış oluyor. Bu şekilde risk ve arıza maliyeti minimizasyonunu bize göstermiş oluyor.

Bulut yedekleme servisi kullandığınızda, veri koruma ve kesintisiz veri erişim servisleri için uzmanlardan yararlanabiliyorsunuz. Servis sağlayıcı, teknolojik güncellemelerin maliyetlerini üstlendiği için bulut yedekleme sistemi, tahmin edilebilir fiyat ve maliyet kontrolü avantajı sağlıyor. Bu seçenek, organizasyona büyüme ve değişim imkanı sağlayarak esnekliği arttırıyor. Bu da servis sağlayıcı uzmanlarının avantajları olarak karşımıza çıkıyor.

Sağlık sektöründe hasta bilgileri nasıl önemli ise organizyonlar için de finans verilerinin saklanması bir o kadar önemli ve gerekli. Bu nedenle organizasyonların hayati verilerinin saklanması bireysel sorumluluklara bırakılamaz. Bulut yedekleme sistemi sayesinde organizasyonlar bu önemli sorumluluğu servis sağlayıcıya devrederek insan hatalarının önüne geçmiş oluyor.

Verilerin aktarım, depolama ve erişim sırasında güvende olduğunun bilinmesi organizasyona çok daha rahat hareket etme imkanı sağlıyor. Ayrıca internet tabanlı yönetim sistemi sayesinde arşivler ve yedekleme sistemi kontrol edilebiliyor. Yasal uygunluk gereksinimlerini servis sağlayıcıya devretmek bu nedenle önemli bir hal alıyor.

Veri güncellemeleri ve yedeklemenin elle yapılması Bilgi Teknolojileri çalışanının ciddi bir zaman kaybı yaşamasının yanı sıra onların asıl işlerine odaklanmalarını da engeller. Bulut yedekleme sistemi sayesinde veri yedekleme işlemi otomatik hale getirilebiliyor ve standartlaştırılabiliyor. Böylece çalışanların iş yükü azalmış oluyor. Elle yapılan karışık işlemlerin azaltılması bu şekilde sağlanmış olur.

Bulut yedekleme sistemi kolay bir şekilde teknik servis yardımı ile gerçekleştirilebiliyor. Yetkili kullanıcılar tarafından web arayüzünde açılan hesapta, yedeklenmesi istenilen dosyalar ve dokümanlar seçilerek yedekleme yeri seçilebiliyor.

Sonrasında veri aktarım süreci otomatik olarak başlıyor ve istenilen lokasyon binlerce km uzakta olsa dahi işlem gerçekleştirilmiş oluyor. Ayrıca önemli veri çeşidine uygun güvenlik seviyesi de seçmek mümkündür. Bu şekilde kurulum ve kullanım kolaylığı sağlanmış oluyor.

Bulut yedekleme sistemi sayesinde veriler sürekli ve otomatik bir şekilde şirket dışına aktarıldığından, veri koruması oldukça güvenilir bir şekilde sağlanır. Sistem yalnızca kapatılmış dosyaları değil, o anda üzerinde çalışılan açık dosyaları ve veritabanlarını da kapsıyor. Güvenilir ve garantili kurtarma servisi sağlanır.

Veri güvenliğinin yetersiz olması verilerin rakiplere, korsanlara ve çalışan hatalarına karşı savunmasız kalması anlamına geliyor. Bulut yedekleme sistemi ile veriler şifrelenmiş olarak aktarıldığından ve ofis dışında yine şifreli olarak saklandığından, herhangi bir güvenlik sorunu olmuyor. Şifreler sadece yetkili kullanıcılar tarafından çözülebiliyor. Güvenlik en önemli noktalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor.

Bulut yedekleme ücreti her ay servis faturası olarak ödendiğinden, şirketin yazılım lisansı almak gibi maliyet hesapları ile uğraşması gerekmiyor. Şirket her ay ödeyeceği ücretin ne kadar olduğunu tahmin edebildiğinden bütçeleme işlemi kolaylaşır. Servis sağlayıcı bütün altyapı maliyetlerini karşıladığı için müşterilerin ekstra yazılım, yedekleme donanımı veya bakım maliyeti ödemesi gerekmiyor.

Verilerini düzenli olarak güncelleseniz ve yedekleme işlemini yapsanız dahi herhangi bir kaza, örnek olarak su basması ya da sunucu üzerine su dökülmesi gibi durumlarda tüm önemli verilerinizi bir gecede kaybedebilirsiniz. Disk tabanlı bulut sunucu yedekleme sistemi sayesinde verilerinizi otomatik oalrak şirket dışına aktarabilmeniz mümkün. Böylece herhangi bir afet durumunda verilerinizi kaybetmeniz önlenmiş olur.

Herhangi bir kesinti anında veri kurtarma işlemi için yeterli zaman genelde olmaz. Bu nedenle hızlı olmak çok önemli. Bulut sunucu yedekleme servisi, verileri oldukça hızlı bir şekilde aktardığından saatlerce beklemek yerine, dakikalar içinde verilerinizi kurtarabilmeniz mümkün. Servisin yalnızca dosyalardaki ve veritabanlarındaki değişiklikleri aktarması, veri kurtarma işlemini hızlandırarak kayıpları önlüyor.

DigitalAge

Microsoft Türkiye Açık Akademi

Microsoft Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilen Açık Akademi ile ücretsiz online eğitim fırsatı yakalayan herkes uygulama geliştirip yeni bir iş sahibi olma fırsatını yakalıyor.

Cep telefonları ve tablet bilgisayarlar her geçen gün hayatımızda daha fazla yer edinirken bu cihazlarda kullandığımız uygulamalar da aynı hızla çoğalıyor. Uygulamalar artan ihtiyaçlarla birlikte hem nicelik hem de nitelik olarak çeşitleniyor. Tabii bu noktada bir de uygulama geliştiriciler ve bunu bir iş olarak yapan kişi ve kuruluşlar var. Özellikle cep ve tablette bir patlama yaşandığı bu dönemde uygulama pazarı da kendini katlayarak büyütüyor.

iOS (iPhone ve iPad) ve Android’in başını çektiği Nokia, BlackBerry ve Microsoft’un çeşitlendirdiği pazarda uygulama geliştirici sayısı da her geçen gün artıyor. Çünkü artık bir akıllı telefon için en önemli noktalardan biri de uygulama. Uygulamasız bir platformun normal telefondan farklı kalmıyor açıkçası. Bu noktada Apple ve Android’in hayli gerisinde kalan Microsoft, akıllı telefon ve tabletler için tasarladığı yeni işletim sisteminin daha güçlü bir oyuncu olması, çok sayıda uygulama ile pazarda yer alması için Açık Akademi adlı yeni bir projeyi hayata geçirdi.

Online ve Ücretsiz

Microsoft Türkiye’nin öncülüğünde, Garan­ti Bankası’nın desteği ve Ulaştırma, Deniz­cilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın katkıla­rıyla Türkiye’nin ilk herkese açık ücretsiz uygulama geliştirme okulu Açık Akademi açıldı. Girişimci ekonomisi oluşturulma­sına öncülük edecek bu kurumsal sosyal sorumluluk projesi, Türkiye’ye milyarlar­ca dolarlık uygulama pazarının kapılarını aralıyor. Üç farklı eğitim seviyesinin bu­lunduğu Açık Akademi’den, hem uygulama ve/veya yazılım geliştirmeye başlamak isteyenler, hem de profesyonel anlamda uygulama geliştiren profesyoneller fay­dalanabiliyor.

Yazılım dünyasının ihtiyaç duyduğu pek çok farklı kademeden işgü­cünün oluşturulmasına katkı sağlayacak olan Açık Akademi katılımcılarına kendile­rini geliştirebilecekleri bir fırsat penceresi sunuyor. Bizce bu yeni proje uç noktada çok önemli. İlk olarak eğer siz de uygulama geliştirme konusunda biraz meraklıysanız eğitimler size sistemin nasıl çalıştığını görme şansı sunuyor. İkinci olarak daha önemlisi bu iş için sizden herhangi bir üc­ret talep edilmiyor. Yani eğer ögrenciyseniz ya da maddi durumunuz bir kursa para ödemeye şu an elverişli değilse bulunmaz fırsat. Son alarak eğilimler online olduğu için internet erişimi olan herhangi bir yer yeterli. Yani büyükşehirlerde olmayan meraklılar için de bulunmaz bir fırsat.

Dünyaya Açılma Fırsatı

Microsoft Türkiye’nin eğitim ve girişim­cilik alanında birçok sosyal sorumluluk projesi yürüttüğüne dikkat çeken Micro­soft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen, “Ülkemizin gelişme kaydedebilmesi ve bilgi toplumuna dönüşebilmesi için tüm çabamızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyor.

Uygulama geliştirme konusunda eğitim veya kurs olanağı bulamayanları geleceğin mesleğine hazırlayacak bu ye­nilikçi projenin amacın gençlere uygula­ma nazarında kendilerine yer edinmeleri için yeterlilik kazandırmak olduğuna dik­kat çeken Özmen, ‘Yeterliliği yetkinliğe dönüştürmek için onların kendi çabası gerekiyor. Hedefimiz, sosyal medyayı en fazla tüketen toplum olan Türkiye’yi, sosyal medyada en çok üreten topluma dö­nüştürmek” diyor.

Açık Akademi’de eğitim alanlar Microsoft’un milyonlara hitap eden platformlarına yönelik uygulama ve yazı­lım geliştirebilecek. Seviyeleri başarıyla tamamlayan öğrenciler ise katılım belgesi almaya hak kazanacak. Açık Akademi’den mezun olan kullanıcılar geliştirdikleri uygulamaları Windows Phone, Windows 8 ve Windows Azure uygulamalarının yer aldığı Marketplace platformları üzerinden dünyaya satabilme imkânı bulacak.

Mobimag
Newer posts »

© 2026 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑