Etiket: COVID-19

Pandemi Döneminde Son 2 Ayda Neler Oldu?

Shakespeare’in ünlü karakteri Hamlet, “İyi ya da kötü diye bir şey yoktur. İyi ya da kötüyü düşüncelerimiz belirler” der. Tabii ki bazı olaylar, dünyamızda “İyi ki yaşanmışlar” diyemeyeceğimiz kadar yıkıcı etkiler bırakıyor. Yine de her kötü tecrübe geleceğe yönelik bazı olumlu gelişmelere de ilham veriyor.

Örneğin; devletlerin 2. Dünya Savaşı sırasında rakiplerine üstünlük kurmak için geliştirdikleri bazı teknolojiler, daha sonra Sovyetler ve Amerika tarafından uzaya çıkma yarışında iyileştirilerek kullanıldı ve insanlığın Ay’a ayak basmasının önünü açtı. Şimdi de insanların koronavirüsle daha etkili mücadele verebilmek ve salgının etkileriyle daha iyi baş edebilmek için çeşitli alanlarda attıkları moral veren adımlara ve ilginç buluşlara göz atalım:

Yüzüne Dokunma!
Bilgisayar kamerası üzerinden kullanıcıyı izleyen ve yüzüne dokunduğu anlarda uyarı veren “Don’t Touch Your Face” uygulaması tanıtıldı.

İtalya’dan Yayılan Akım
İtalya’da ülke çapındaki karantinaya karşı insanlar balkonlara çıkarak şarkılar söylemeye ve birbirlerine moral vermek için dans etmeye başladı. Renkli görüntülere sahne olan bu alışkanlık kısa sürede dünyanın birçok ülkesine yayıldı.

Minecraft’ta Mezuniyet Töreni
Japonya’da bir baba, mezuniyet törenleri iptal olan oğlu ve sınıf arkadaşları için Minecraft üzerinden sanal bir tören düzenledi.

Evden Eve Konserler Çağı
Coldplay solisti Chris Martin, #togetherathome hashtag’i ile karantina döneminde yeni bir “evden konser” akımı başlattı. Bu akım kısa süre içinde yayıldı ve dünyanın en ünlü müzisyen gerek bireysel gerek toplu olarak sosyal medya üzerinden ücretsiz konserler verdi.

Komşusu Açken…
Koronavirüs nedeniyle market alışverişinden çocuk bakımına kadar komşuların birbirinin ihtiyaçlarını görüp yardım etmesini sağlayan Help Map adında bir uygulama geliştirildi.

Gamer Dayanışması
Nvidia firması, bilgisayar oyunu tutkunlarının, GPU güçlerini koronavirüs araştırmalarında yüksek işlemci gücü gerektiren hesaplamalarda kullanılacak şekilde paylaşabilmelerini sağlayan Folding@home isimli bir platform yarattı.

Tuvalet Kâğıdı Talanına Son!
Karantinanın ilk günlerinde özellikle ABD ve Avrupa’daki süpermarketlerin tuvalet kâğıdı reyonlarını talan eden insanların görüntüleri çok konuşulmuştu. Bunun üzerine How Much Toilet Paper adıyla başlatılan bir girişim, günde ortalama kaç kere tuvalete gittiğimiz bilgileri üzerinden yapmamız gereken stoğu hesaplamaya başladı.

Evden Çalışanlar için Moda
Vogue dergisinin moda editörleri, koronavirüs öncesi her gün kullanılan #OOTD (Outfit of The Day / Günün Kıyafeti) yerine evdeyken de kullanılabilecek bir akım başlattı: #WFHFits (Woking from Home Fits / Evden Çalışanların Modası). Instagram’da çığ gibi büyüyen akıma her gün yüzlerce insan evden çalışırken giydikleri kıyafetleri paylaşarak katılıyor.

Sanal Spinning
Avustralya’da bir spor salonu, müşterilerinin kapısına ücret karşılığında bir spinning bisikleti bırakarak uygulama üzerinden sanal dersler sunmaya başladı.

Karantina Eşleşmesi
Evde kalmanın yarattığı yalnızlık hissine yardımcı olma amacıyla kullanıcının karantina altındaki başka bir kullanıcıyla rastgele eşleştiği QuarantineChat adında yeni bir uygulama tanıtıldı.

Ateş Ölçen Gözlük
Çin’de COVID-19 salgınını kontrol altında tutabilmek için vücut sıcaklığını 1 metre uzaklıktan algılayabilen yapay zeka destekli akıllı gözlük üretildi.

Evde Düşük Bütçeli Sanat
Getty Müzesi, insanların evlerinde bulunabilecek 3 eşyayı kullanarak sevdikleri sanat eserlerini hayata geçirmesi için bir “challenge” başlattı. Bu akım kısa sürede büyüdü ve dünyanın dört bir yanından binlerce insan, sevdikleri sanat eserlerini canlandırarak birbirinden yaratıcı fotoğraflar paylaştılar.

Mesaj Veren Maske
Moda teknolojisi markalarından Lumen Couture’ün Oculus tasarım yöneticisi Chelsea Klukas, kısa mesajları veya grafikleri büyük bir ekranda canlandırabilen bir yüz maskesi tanıttı.

Market Robotları
Walmart, robotik endüstri devlerinden Brain Corp’un yerleri silme, erzak teslimi ve rafları doldurma gibi görevleri gerçekleştirebilen otonom robotlarını çalıştırmaya başladı.

Şimdi Banksy’nin Eşi Düşünsün!
Sokaklara yaptığı duvar resimleri tüm dünyada ilgiyle takip edilen fakat güvenlik güçlerinin pek hoşlanmadığı Banksy, koronavirüs nedeniyle çizimlerini evinin duvarlarına yapmaya başladı. Banksy, banyosuna çizdiği farelerin fotoğrafını, “Eşim evden çalışmamdan nefret ediyor.” mesajıyla paylaştı.

Geleceğin Parkları
Avusturya merkezli Stüdyo Precht, pandemi sonrasında da sosyal mesafeyi korumak için ziyaretçilere her seferinde farklı bir rotadan yürüme olanağı sunan bir labirent park tasarladı.

99 yaşında 100 tur, 25 milyon dolar
99 yaşındaki İngiliz gazi Tom Moore, sağlık çalışanlarına destek için 100. yaşına girmeden evinin bahçesinde 100 tur atmayı hedefleyerek başlattığı kampanyada 25 milyon dolar topladı.

Bisiklete Dönüş
Milano, karantinadan yararlanarak daha çevreci bir şehir yaratabilmek için 22 kilometrelik yolu bisiklet yoluna dönüştürmeye başladı. Aralarında Londra’nın da olduğu daha birçok büyük şehirde pandemi sonrası bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak için adımlar atılıyor.

Sokaklarda Sanal Gezi
Drive & Listen, dünyanın farklı şehirlerinden birini seçip araçla bölgenin yerel radyo kanalları eşliğinde sokakları gezme deneyimi sunmaya başladı.

Pandemi Kalkanı
Tasarım stüdyosu Design Libero, havayı arındırıp damlacık yoluyla iletişimi önlemek için filtreler bulunduran ve güneş enerjisiyle çalışan bir kalkan yarattı.

Maske Güncellemesi
Apple, iOS 13’ün son güncellemesiyle, maske takarken Face ID özelliğini kullananları ekranı yukarı kaydırarak direkt şifre sayfasına yönlendirmeye başladı.

Dijital Sıra
Müşterilerin fiziksel olarak sırada bulunmadan, dijital bir sırada bekleyerek diğer müşterilerle sosyal mesafeyi korumalarını sağlayan SafeQueue isimli GPS merkezli bir uygulama hazırlandı.

Robot Hemşire
Dublin’deki robot yapımcıları, virüsün yayılmasını önlemeye yardımcı olmak için sağlık çalışanları ile birlikte çalışmaya uygun UV-C ışığı kullanan Violet adlı bir robot yarattı.

Otopark Sineması İzmir’de
Pandemi nedeniyle yeniden moda olmaya başlayan arabalı sinema İzmir’e de döndü. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 15 Mayıs’ta altı noktada eş zamanlı olarak yapılacağını açıkladığı film gösterimleri için kayıtlar 19 saniye içinde doldu.

İnsansız Oteller
Hilton gibi birçok oteli tasarlayan The Manser Practice’e göre pandemi sonrası otellerde resepsiyon ortadan kalkarken oda kapıları ise telefona yüklenen uygulamalar sayesinde açılacak.

Damlacıkları Reddeden Tekstil
Pittsburgh Üniversitesi araştırmacıları tükürük ve kan gibi sıvıları iterek virüslerin yüzey üstünde kalmasını engelleyen, yıkanabilen bir tekstil kaplaması üretti.

Evde Ergonomik Çalışma Düzeni

Evde ergonomik bir çalışma düzeni nasıl yaratılır?

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni koronavirüs (COVID-19) pandemisi nedeniyle hepimiz hem kendimizin hem de sevdiklerimizin sağlığı için evde kalmayı sürdürüyoruz.

Evden çalıştığımız bu süreçte dikkat etmemiz gereken noktalardan biri, çalışma ortamımızı mümkün olduğunca ergonomik bir hale getirebilmek. Böylece fiziksel sağlığımızı daha iyi koruyabiliriz.

Bilim insanlarının ergonomik bir çalışma ortamının nasıl olması gerektiği konusundaki görüşleri net. Bugün o görüşleri paylaşırken, birçoğumuzun normalde evden çalışmadığı için en ideal araç gereçlere sahip olmadığını da hesaba katarak, pratik ikame çözümlerinden de bahsedeceğiz. İşte adım adım, evde ergonomik bir çalışma düzeni yaratmanın yolları:

Masa ve sandalyemiz

  • Evimizdeyken koltuk ya da kanepede değil masa ve sandalyede çalışalım. Çalışma masamız yoksa yemek masasını kullanabiliriz.
  • Masamızın yüksekliği 68 cm olmalı. Masamız daha yüksekse sandalyemizi de yükseltebilir ya da altımıza minder yerleştirebiliriz.
  • Kollarımızı masamızın üzerine 90 ile 120 derece arası bir açıyla yerleştirebilmeliyiz. Gerekirse ayağımızın altına bir yükseklik koyabiliriz.
  • Sandalyede sırtımız 90 derece dik olmalı zira böylece omurgamıza yaklaşık %25 daha az yük biniyor.

Bilgisayarımız

  • Bilgisayar ekranımızın gözlerimizden uzaklığı 50 ile 70 cm arasında, ekranın üstü de göz hizamızda olmalı. Bir bilgisayar altlığına sahip değilsek bilgisayarımızın altına birkaç kitap koyabiliriz.
  • Işık yansımasını minimuma indirebilmek için bilgisayar ekranımızı mümkünse evimizin pencerelerine 90 derecelik açıyla yerleştirmeliyiz.
  • Mümkün olduğu kadar harici mouse ve klavye kullanmaya çalışalım. Klavyemizi kullanırken kollarımızın yere paralel kaldığından emin olalım ve bileklerimizi mümkün olduğunca bükmemeye çalışalım.
  • Çalışırken sürekli göz atmamız gereken kağıtları ekranın kenarına monte edelim. Duruma göre bir mandal ya da saç tokası bile bu noktada imdadımıza yetişebilir.

Çevresel faktörler

  • Çalıştığımız yerin sıcaklığını 20-22 derece arasında tutalım. Perdeleri açıp mümkün olduğunca fazla doğal ışığın içeriye girmesini sağlayalım. Çalıştığımız yeri sık sık havalandıralım.
  • Özellikle göz yorucu işlerde bir masa lambasıyla ek aydınlatma yaratalım. Çalışırken gözlerimizi sık sık dinlendirelim. Bunu, gözlerimizi sık sık kapatıp uzaktaki nesnelere odaklanarak yapabiliriz.
  • Mola vermek için kendimizi yorgun hissetmeyi beklemeyelim. 1 saatlik çalışma sonunda 5–10 dakikalık, 2 saatlik çalışma sonundaysa 15–20 dakikalık molalar verelim ve bu molaları ekrandan uzakta, hareket ederek geçirelim.
  • Görüş alanımızdan sevdiklerimizin fotoğraflarını, hoşumuza giden tabloları ve bitkileri eksik etmeyelim. Böylece moralimizi daha yüksek tutabiliriz. Ayrıca molalarda sevdiklerimizle evdelerse yüz yüze, değillerse telefonda konuşmayı ihmal etmeyelim. Çünkü bu zor günleri daha kolay atlatabilmek için birbirimize her zamankinden de çok ihtiyacımız var.
Bu yazıda kullanılan bilgiler, Ergonomik Analiz ve İyileştirme ile Ofis Ergonomisi konusunda araştırmalar yapmış olan Doç. Dr. Oğuzhan Erdinç’in notlarından derlenmiştir.

© 2021 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑