Kışın Beyaz Eğlencesi

Kışın, güzel bir tatile en iyi eşlik eden spor kuşkusuz kayak. Karın üzerinde keşfe çıkmadan önce belli hazırlıklar yapmak gerekiyor. Kayak malzemeleri, eksiksiz ve kuralına uygun olmalı ki, herhangi bir sorunla karşılaşmayalım. Yazıda kayak sporuyla ilgili pek çok püf noktasını bulacaksınız.

Kayak yapanlar çok iyi bilirler, kar pistinden aşağı süzülürken rüzgârın yüzünüze değmesinin verdiği keyif başkadır, bu duyguyla karın üstünde süzülürsünüz. O anda kendinizi uçuyormuş gibi özgür hissedersiniz. Ülkemizde bu duyguyu yaşayabileceğiniz 18 kayak merkezi bulunuyor. Üstelik bütün bölgelerimizde bu merkezlerden mevcut. En popüler olanlarını sıralamamız gerekirse: Marmara Bölgesi’nde Uludağ ve Kartepe, Ege Bölgesi’nde İzmir’de bulunan Bozdağ, Karadeniz’de Bolu’da yer alan Kartalkaya ve Kastamonu’daki Ilgaz, Akdeniz’de Antalya’da bulunan Saklıkent, İç Anadolu’da Kayseri’deki Erciyes ve Doğu Anadolu’da Erzurum’daki Palandöken Kayak Merkezi.

Ülkemizde kaymak için en çok tercih edilen yerlerden Uludağ Kayak Merkezi, 2 bin 543 metre yüksekliğe sahip. Kış şartlarına bağlı olarak kar yüksekliği 3 metreyi bulabiliyor. Bolu’nun Köroğlu Dağları üzerinde yer alan Kartalkaya Kayak Merkezi ise, ülkemizin önemli kayak merkezlerinden. Kayak sezonu, Aralık-Nisan boyunca devam ediyor. Kar manzarasının yanında, deniz manzarasına da sahip olan Kartepe’nin en yüksek noktası 1.699 metredir. Erzurum’da bulunan Palandöken Kayak Merkezi, ülkemizin en uzun pistine sahip kayak merkezi. Kışın turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Palandöken, sporculara “kolay, orta ve zor” derecelerinde kayak yapma imkanı tanıyor. Palandöken’in zirvesi 3 bin 185 metre. Üstelik yılın yedi ayı pistte kar bulunuyor.

Doğru malzeme seçimi

Kışın stresten uzaklaşarak nefes almak, şöyle güzel bir kar tatili yapmak ve tatile biraz da adrenalin katmak isteyenler için kayak iyi bir alternatif sunuyor. Bu noktada, daha önce hiç kaymamış ve kayma heyecanını yaşamak isteyenlerin ya da bu spora bir şekilde başlamış olanların, kayak malzemeleriyle ilgili püf noktaları bilmesinde yarar var. Çünkü malzemelerin doğru seçilmemesi durumunda, kayarken sorun yaşanabiliyor. Kol, bacak ve omuzda kırık, çıkık, menisküs, yan ve ön bağ yırtığı gibi düşme kaynaklı sağlık sorunları oluşabiliyor. Bu nedenle, sürekli kayan kişilerin bile her zaman kayak malzemelerini gözden geçirmesi gerekiyor.

Öncelikle, kayak malzemelerini almadan önce seviyenizi tespit etmeniz ve ona göre malzeme seçimi yapmanız önemli. Kayakta seviyeler üçe ayrılıyor: Yeni başlayan (kaymaya yeni başlayanlar), orta düzey (temel kayak yeteneklerine sahip olanlar) İleri düzey (her türlü koşulda, ileri düzey pistlerde kayabilenler). Kayak yapmak için öncelikli olarak kayak takımına ihtiyaç duyuluyor ve kayak takımının deneyime ve cinsiyete göre seçilmesi gerekiyor. Erkekler, kadınlar ve çocuklar için farklı kayaklar bulunuyor. Kadın ve çocuk kayakları daha yumuşak ve hafif oluyor. En uygun kayak takımını seçmede boy ve kilo da etkili. Bu kriterler ve tecrübe arttıkça kayak boyu da artıyor.

Kayarken elde tutulan, denge ve hızı ayarlayan ekipmanlar olan kayak tonlarının seçiminde malzemenin boyuna dikkat etmek önemli. Bu işin püf noktası olarak, baton ters çevirilip üst kısmından tuttulduğunda, batonun dirseğe 90 derecelik açı yapması gerekiyor. Kayak yaparken bir diğer önemli malzeme ise kayak botları. Botun ayağı sıkacak kadar dar ya da ayağın içinde hareket edecek kadar bol olmaması önemli. Hızlı hareketler yapıldığında eğer bot bolsa, bileğin burkulmasına neden olabiliyor. Botun içine giyilecek çorabın, yumuşak ve hareket halindeyken ayak derisini tahriş etmeyecek özellikte olmasına dikkat edilmeli. Bir diğer kayak malzemesi olan “goggle” adı verilen kayak gözlüklerinin, gözleri parlak ışığa, kar yağışına ve UVA/UVB’ye karşı koruma özelliğine sahip olmalısı gerekiyor. Bunun yanı sıra gözlük varken, çizilmelere ve kırılmalara dayanıklı gözlükleri tercih etmekte yarar var.

Termo özellikli giysi kullanın

Güvenlik için gerekli kayak malzemelerinden bir diğeri de koruyucu başlık, yani kask. Başa gelebilecek darbelerden korunmak in kask kullanmak hayati önem taşıyor. Kask seçerken, ense kısmı açık olan, alın bölgesi hafif kapalı, başı çok sıkmayan ve bol olmayan kaskların tercih edilmesi gerekiyor. Kayak yaparken olmazsa olmaz malzemelerden bir diğeri de eldivenler. Eldivenin elleri sıcak tutması, eriyen kar suyunu geçirmemesi ve ellerin eldivenin içinde rahat hareket etmesi gerekiyor. Ayrıca eldivenin elin kavrama gücünü engellememesi ve elin terlemesini önlemesi de önemli.

Gelelim kayak kıyafetlerinin seçimine. Kayak kıyafetleri, suya ve soğuğa dayanıklı, pantolon-mont ya da salopet şeklindeki kıyafetlerden oluşuyor. Kışın kayak kıyafetlerinin içine terletmeyen, terin dışarı atılmasını sağlayan, ısıyı koruyan, dışarıdan içeriye ıslaklığı geçirmeyen termo özelliğe sahip giysiler tercih ediliyor. Kayak yapmadan önce unutulmaması gereken bir diğer ayrıntı da yüz kremi. Soğuk havanın kurutucu ve rüzgârın yakıcı etkisinden korunmak için iyi bir yüz kremi sürmekte yarar var.

Kayağın hikayesi

Şimdi de, kışın en keyifli sporu kayağın hayatımıza giriş hikâyesine bir göz atalım. Kayağın geçmişi günümüzden 5 bin yıl öncesine dayanıyor. O dönemde ilk kayaklar dişbudak, çam ve betula ağaçlarından yapılıyor ve tabii ki spor amaçlı değil, karda batmamak için kullanılıyor. Kayganlığı arttırmak için o günün şartlarında kayağın altı deri ya da katranla kaplanıyor. Kayak ilk olarak soğuk iklimin hakim olduğu Sibirya, Moğolistan ve Altaylarda ortaya çıkıyor. Norveç, İsveç, Finlandiya’da ise ilk kez ulaşım amaçlı kullanılıyor. 15. yüzyıldan itibaren kayak, askeri amaçlı olarak İsveç, Norveç, Polonya ve Rusya’da kullanılmaya başlıyor. Kayak, zaman içinde gelişerek bir spor aracı olarak benimseniyor ve ilk kayak yarışları 1866’da yapılıyor. Dünyadaki ilk kayak kulübü 1877’de Norveç’te açılıyor.

Ülkemizde de kayağın tarihi eskiye dayanıyor. Türklerde “çana” olarak bilinen kayak, ilk olarak M.Ö. 4 bin yıllarında Baykal Gölü çevresinde karda yürümek amacıyla kullanılıyor. Ülkemizde ilk kez 1914’te Haliç’te üretilen kayaklar Erzurum’a götürülüyor ve Kafkas cephesine kayakçı asker yetiştirmek için açılan kurslarda kayakçılar yetiştiriliyor. 1933’te ise Galatasaray Lisesi’nden bir grup öğretmen ilk kez Uludağ’da kayak yaparak, kayağın Türkiye’de öncülüğünü gerçekleştiriyorlar. Daha sonra 1939’da Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu kuruluyor. Ülkemizde uluslararası kurallara uygun ilk kayak yarışması ise 1944’te yapılıyor.

SAP Forum Dergisi, Sayı 2