Evde ergonomik bir çalışma düzeni nasıl yaratılır?

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni koronavirüs (COVID-19) pandemisi nedeniyle hepimiz hem kendimizin hem de sevdiklerimizin sağlığı için evde kalmayı sürdürüyoruz.

Evden çalıştığımız bu süreçte dikkat etmemiz gereken noktalardan biri, çalışma ortamımızı mümkün olduğunca ergonomik bir hale getirebilmek. Böylece fiziksel sağlığımızı daha iyi koruyabiliriz.

Bilim insanlarının ergonomik bir çalışma ortamının nasıl olması gerektiği konusundaki görüşleri net. Bugün o görüşleri paylaşırken, birçoğumuzun normalde evden çalışmadığı için en ideal araç gereçlere sahip olmadığını da hesaba katarak, pratik ikame çözümlerinden de bahsedeceğiz. İşte adım adım, evde ergonomik bir çalışma düzeni yaratmanın yolları:

Masa ve sandalyemiz

  • Evimizdeyken koltuk ya da kanepede değil masa ve sandalyede çalışalım. Çalışma masamız yoksa yemek masasını kullanabiliriz.
  • Masamızın yüksekliği 68 cm olmalı. Masamız daha yüksekse sandalyemizi de yükseltebilir ya da altımıza minder yerleştirebiliriz.
  • Kollarımızı masamızın üzerine 90 ile 120 derece arası bir açıyla yerleştirebilmeliyiz. Gerekirse ayağımızın altına bir yükseklik koyabiliriz.
  • Sandalyede sırtımız 90 derece dik olmalı zira böylece omurgamıza yaklaşık %25 daha az yük biniyor.

Bilgisayarımız

  • Bilgisayar ekranımızın gözlerimizden uzaklığı 50 ile 70 cm arasında, ekranın üstü de göz hizamızda olmalı. Bir bilgisayar altlığına sahip değilsek bilgisayarımızın altına birkaç kitap koyabiliriz.
  • Işık yansımasını minimuma indirebilmek için bilgisayar ekranımızı mümkünse evimizin pencerelerine 90 derecelik açıyla yerleştirmeliyiz.
  • Mümkün olduğu kadar harici mouse ve klavye kullanmaya çalışalım. Klavyemizi kullanırken kollarımızın yere paralel kaldığından emin olalım ve bileklerimizi mümkün olduğunca bükmemeye çalışalım.
  • Çalışırken sürekli göz atmamız gereken kağıtları ekranın kenarına monte edelim. Duruma göre bir mandal ya da saç tokası bile bu noktada imdadımıza yetişebilir.

Çevresel faktörler

  • Çalıştığımız yerin sıcaklığını 20-22 derece arasında tutalım. Perdeleri açıp mümkün olduğunca fazla doğal ışığın içeriye girmesini sağlayalım. Çalıştığımız yeri sık sık havalandıralım.
  • Özellikle göz yorucu işlerde bir masa lambasıyla ek aydınlatma yaratalım. Çalışırken gözlerimizi sık sık dinlendirelim. Bunu, gözlerimizi sık sık kapatıp uzaktaki nesnelere odaklanarak yapabiliriz.
  • Mola vermek için kendimizi yorgun hissetmeyi beklemeyelim. 1 saatlik çalışma sonunda 5–10 dakikalık, 2 saatlik çalışma sonundaysa 15–20 dakikalık molalar verelim ve bu molaları ekrandan uzakta, hareket ederek geçirelim.
  • Görüş alanımızdan sevdiklerimizin fotoğraflarını, hoşumuza giden tabloları ve bitkileri eksik etmeyelim. Böylece moralimizi daha yüksek tutabiliriz. Ayrıca molalarda sevdiklerimizle evdelerse yüz yüze, değillerse telefonda konuşmayı ihmal etmeyelim. Çünkü bu zor günleri daha kolay atlatabilmek için birbirimize her zamankinden de çok ihtiyacımız var.
Bu yazıda kullanılan bilgiler, Ergonomik Analiz ve İyileştirme ile Ofis Ergonomisi konusunda araştırmalar yapmış olan Doç. Dr. Oğuzhan Erdinç’in notlarından derlenmiştir.