Kategori: Genel

Sahaf ve Sahaflık

Sahaf ve Sahaflık

Sahaf sözcüğünün aslı Arapça sahhaf‘tır. Kitap alıp satan kişi, kitapçı anlamına gelir. Matbaanın keşfinden önce kitaplar elle yazılır ve bu işi, meslek edinen pek çok kişi bulunurdu. Bunların yazdıkları kitapları dükkanlarda satma ise ilk defa 14. yüzyılda başladı. Osmanlılarda ilk sahaflar, Orhan Gazi zamanında, Bursa’da, cami avlularında faaliyet gösterdi. Edirne başşehir olunca da bu merkezde...

Gereğini Yapın!

Gereğini Yapın!

  Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman’ın Gezi Parkı olaylarında görev almış 4 polis ile gerçekleştirdiği röportaj ile ilgili her şeyi (*) söyleyebilir ve düşünebilirsiniz. Lakin benim yazı içinde iki defa dikkatimi çeken ve daha önce başka bir röportajda da okuduğum “Gereğini yapın!” cümlesi. Bu emrin (!) deneyimli ve deneyimsiz polisler ile (sözüm ona) art niyetli...

90 Yıllık Atatürk Röportajı

90 Yıllık Atatürk Röportajı

Avusturya’nın Die Presse gazetesi, Atamız ile 23 Eylül 1923’te yaptığı röportajı (orjinali burada) 90 yıl sonra tekrar yayımladı. Die Presse’nin o dönemki Türkiye muhabiri olan Hans Josef Lazar’ın yaptığı röportaj, gazetenin 165’inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle internet sitesinde yayımlandı. 1923: “Yüzyıllardır düşmanlarımız biz Türklere karşı kin duyguları besliyorlar” Ankara’ya gönderdiğimiz özel muhabirimiz Josef Hans Lazar’ın (die...

Asaletli Bir İş Yapmak

Asaletli Bir İş Yapmak

Resimde görmüş olduğunuz bu adamlar, Pittsburg’daki çocuk hastanesinin pencere temizleyicileri. Bazı insanlar buna sıradan bir iş diyebilir ama ileri derecede hasta olan bu çocuklar için sevdikleri süper kahramanları pencerelerinde görmek, onları bütün acılarından bir nebze de olsa uzaklaştırıyor.  Belki de en değerli işi onlar yapıyorlar.. These men are window washers at a children’s hospital in Pittsburg. Some might...

Önceliklerimiz

Önceliklerimiz

Bir gün bir felsefe profesörü, elinde bazı malzemelerle derse gelir. Ders başladığında; hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir kavanoz alır. Sonra da kavanozu ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ardından öğrencilerine kavanozun dolup dolmadığını sorar.. Bütün öğrenciler hep bir ağızdan dolduğunu söylerler.. Bunun üzerine; profesör önündeki kutulardan birinden aldığı çakıl taşlarını, kavanoza döker. Çakıl taşları...