Aylar: Temmuz 2016

PS:EUROPE Dönem Aktiviteleri

PS:EUROPE’un kim olduğuna dair bilgileri Kimdir Bu PS:EUROPE başlıklı yazımda açıkladım. Bu değerli ekibimizle geçen dönem içinde gerçekleştirdiğimiz aktiviteleri sizinle paylaşalım:

  • Brown Bag Seminerleri

Düzenlediğimiz seminer başlıklarına geçmeden önce seminerlerimizi adlandırdığımız “Brown Bag” kavramını açıklamak yerinde olacaktır. Brown Bag, öğle aralarında eğitim odası veya konferans salonlarında gerçekleştirilen, adından da anlaşılabileceği üzere kahverengi kese (kağıdı) içinde yiyecek (biz normal ve vejeteryan olmak üzere iki çeşit sandviç veriyoruz) verilen bir seminer tipi. Türkiye’de neredeyse hiç kullanılmayan bir seminer tipi olan Brown Bag, enstitümüze farklı bir kimlik kazandırdı ve PS:EUROPE’un görünürlüğünü önemli derece arttırdı. Tabi, Brown Bag yiyeceklerimiz için güçlü bir lezzet sponsorumuz var: Doğacıyız Gourmet (bu noktaya “Kimdir Bu PS:EUROPE?” yazısında değindim). Tüm seminerlerimizde hep yanımızda oldular, kendilerine bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum. Seminerler bize ayrıca ekip olarak moderatörlük, seminer formatı ve rapor düzenleme konusunda deneyim kazandırdı. Düzenlediğimiz seminer başlıklarını aşağıda şekilde sunuyorum. Başlık linklerine tıklayıp, Brown Bag raporlarının tam halini görüntüleyebilir ve indirebilirsiniz…

Brown Bag Seminerleri #1: 1 Kasım Türkiye Genel Seçimi Öncesi ve Sonrası
Brown Bag Seminerleri #2: Akademik Özgürlükler ve İfade Özgürlüğü
Brown Bag Seminerleri #3: Yas ve Toplumsal Hafıza

  • Hisar Okulu: Demokratikleşme Atölyesi

2013 yılında Marmara Üniversitesi lisansüstü öğrencileri tarafından başlatılan, 2014 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi lisansüstü öğrencilerinin katılımıyla, bilimsel bir tartışma ortamı oluşturmaya yönelik “Hisar Okulu” adı altında Rumeli Hisarı ve Anadolu Hisarı’nda sürdürülen toplantılar, akademik ve sosyal paylaşım platformu oluşturmayı amaçlayan PS:EUROPE çatısı altında sertifika programı olarak düzenlendi ve ilki “Demokratikleşme Atölyesi” adı altında gerçekleştirildi. Hisar Okulu’nun amacı toplumsal ve siyasi sorunlar karşısında eleştirel düşünceyi yerleştirecek bilimsel tartışma ortamını yaratmak ve teşvik etmek. Atölye yürütücülüklerini PS:EUROPE araştırmacılarının yaptığı program, araştırmacıların uzmanlık alanlarında verdiği bilgilendirme sunumlarından oluştu. Atölye programı aşağıdaki şekilde dört ders ve gün sonu iki tartışma oturumu şeklinde gerçekleştirildi. Akademik Kariyer Toplantısı ile 22 katılımcının lisansüstü programlar ve akademik kariyer üzerine soruları cevaplandırılıp, sertifikaları teslim edildi…

1. Hafta – 03 Nisan 2016
Edgar Şar: “Beraber Yaşamanın Bir Yöntemi Olarak Sekülerizm”
Alphan Telek: “Bir Demokratikleşme Hareketi Olarak İranlı Entelektüeller ve Siyasal Sekülerizm Vurgusu”
Brainstorming Session – Tartışma

2. Hafta – 10 Nisan 2016
Didem Seyis: “Cumhuriyet’ten Günümüze Makbul Vatandaş Algısı: Ders Kitaplarında Dinsel ‘Ötekiler’”
Seren Selvin Korkmaz: “Sınıf-Kimlik Kombinasyonu: Kürt Kimliğinin Yeniden Tanımlanması“
Brainstorming Session – Tartışma
Akademik Kariyer Toplantısı

  • Projeler

Türkiye ekibi akademik alanda çalışmalara devam ederken, Viyana ekibi önde gelen kuruluşlarla önemli bir işbirliği oluşturmaya devam etti ve Avrupa Birliği (Erasmus+) Projelerine hazırlandı. Başvuru yapılan aşağıdaki proje başlıklarından “Green Power” projesi kabul edildi ve 1-9 Kasım tarihleri arasında Viyana’da gerçekleştirilecek. 8 farklı ülkeden (Letonya, Bulgaristan, Estonya, İtalya, Romanya, İspanya, Avusturya ve Türkiye) 64 katılımcının yer alacağı bu projemizde amaç, halk arasında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım farkındalığı artırmak ve popüler hale getirmek. Çalışılan tüm Avrupa Birliği (Erasmus+) dönem projeleri şu şekilde:

Green Power (Yeşil Enerji)
Stopping Human Trafficking(İnsan Kaçakçılığı)
Break the Silence‬ (Şiddete Dur De)
Let’s Discover New Lives‬ (Dinler, Diller ve Kültürlerarası Diyalog)
With Social Skills to Success(Takım Çalışması ve Liderlik)

  • Söyleşiler

Dönem içinde önemli toplumsal konularda, alanında uzman kişilerle çeşitli söyleşiler gerçekleştirdik. Söyleşilere, başlık linklerine tıklayıp ulaşabilirsiniz…

Korkma İçeride Naif ve Güzel İnsanlar Var – Sibel Öz ile Söyleşi
Olimpos Dağı’nın Çocuklarıyla Charlie Hebdo Üzerine Bir Söyleşi
Eşitsizlikler ve Türkiye’de Eşitsizlik Alanları ( Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı)
Aşağı Yukarı Galata – Belgesel Gösterimi ve Söyleşi
Karşılaştırmalı Perspektiften Türkiye’de Laiklik Anlayışları ve Laikliğin Geleceği – 1 (Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Somer)
Karşılaştırmalı Perspektiften Türkiye’de Laiklik Anlayışları ve Laikliğin Geleceği – 2 (Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Somer)
Karşılaştırmalı Perspektiften Türkiye’de Laiklik Anlayışları ve Laikliğin Geleceği – 3 (Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Somer)

  • Belgesel Gösterimi

20 Şubat Cumartesi günü “Aşağı Yukarı Galata” belgesel gösterimi ve ardından PS:EUROPE Kurumsal İletişim Direktörü Didem Seyis moderatörlüğünde belgesel yönetmenlerinden Çağan Duran, yardımcı yönetmenlerinden Güldeniz Şensoy ve Galata’nın en eski kitapçı dükkanlarından Librairie de Pera’nın sahibi Uğur Güracar ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. “Librairie de Pera” İstanbul’un yaşayan en eski kitapçı dükkanlarından biriydi. 20. yüzyılın başlarında Galata’da kurulan “Librairie de Pera”, mahallenin kozmopolit kültürün bir asırdır sessiz bir tanığı konumundaydı. Kitapçı, süregiden kentsel dönüşüm dolayısıyla 2013 yılında kapandı. İzleyici, “Librairie de Pera”nın hikayesi üzerinden, Galata’nın zamanla değişen demografik yapısını görmeye davet edildi. “Yüksekkaldırım”ın yerlileri, sanatçıları, esnafı ve gündelik emekçileri bizlere bu sürecin işleyişini anlattı. Belgesel gösteriminin geri dönüşleri çok iyi oldu. Bu alandaki öğrencilere hem network hem de eleştirel çalışma örneği sunmuş olduk…

Bir dönem içinde ne kadar çok aktivite gerçekleştirmişiz, değil mi? Bu kadar yeni olup, bu derece önemli konularda çalışmalar yapmak  ve güzel dönüşler almak bizim için çok önemliydi, bunu yıl sonu değerlendirme toplantımızda özellikle vurguladık ve kendimizi takdir ettik. Günümüzün popülist eleştirel bakış açısı yerine çözüme yönelik aksiyonlar almak enstitümüzü farklılaştıran yegane noktalardan biriydi. Geçmiş dönem çalışmalarımız, yeni dönem için bize cesaret ve yeni vizyonlar kazandırdı…

Bu iki yazıyı okuma sabrı gösteren siz değerli arkadaşlarım; yeni dönem etkinliklerimiz için sizlerin katılımlarını ve desteklerini bekliyorum. Ayın belli dönemlerinde hafta sonu gerçekleşen ve toplumsal konulara değinilen bu önemli aktiviteler karşılıklı olarak birbirimize değer katacak ve bizler arasında network oluşturacaktır. Şimdiden hepinize çok teşekkür ederim…

Kimdir Bu PS:EUROPE?

Her şey benim adıma geçen sene Ağustos ayında başladı. Üniversiteden sonra yıllardır görüşmediğim ama sosyal medyadan sürekli irtibat halinde olduğum, Viyana’da yaşayan değerli arkadaşım Çağdaş; hem kendisiyle görüşmek, hem de kurucusu olduğu PS:EUROPE ekibi ile tanıştırmak için beni Taksim’de bir kafeye davet etti. Çağdaş ile hasret gidermiş, ekipteki değerli insanlar ile bu şekilde diyalog kurma fırsatı bulmuştum…

Peki, neredeyse tamamı Sosyal Bilimci olan bu gençler arasında teknik bir insan olan ben, tam olarak ne yapacaktım? Aslında bu soru Ağustos ayından önce, yılbaşı zamanı Çağdaş tarafından sorulmuştu ve konu belliydi; enstitünün web sitesi. Ağustos ayına kadar olan süreçte ekip oluşmuş ve beyin fırtınası şeklinde yapılacaklar netlik kazanmaya başlamıştı. Eksik olan tek (teknik) konu için ekibe dahil olmuştum…

Elimizde bir web sitesi vardı lakin hem göze hoş gelmiyordu, hem de kullanışsızdı. Bu süreci, eski şirketimden çalışma arkadaşım ve değerli dostum Erhan ile yürüttük. Benim yetkinliğim daha çok görsel ve tasarıma yönelik olduğu için kod ve teknik altyapı sürecinde Erhan desteğini hiç eksik etmedi ve halen birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Bu yazı ile kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Bizimle paylaşılan zaman çizelgesine sadık kalabilmek adına hemen mevcut siteyi analiz ettik ve ekibin istediği düzenlemeleri hızlıca hayata geçirdik. Bu süre zarfında hem Türkiye hem de Viyana’daki (bu noktaya yazının ilerleyen kısımlarında ve “PS:EUROPE Dönem Aktiviteleri” yazısında değindim) arkadaşlara, altyapısı WordPress olan bu sitenin yönetimi hakkında bilgilendirmeler yaptım. Bugün http://ps-europe.org sitemiz, Türkçe/İngilizce/Almanca olmak üzere üç farklı dilde başarılı şekilde yayın yapıyor…

Hikayeye dahil olduğum noktayı sizlerle paylaştım. Peki, biz kimiz veya sizin ağzınızdan soralım, kimdir bu PS:EUROPE? İlk olarak ismimizin açılımını yapacak olursam; Avrupa Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (Political and Social Research Institute of Europe). Avusturya merkezli, bağımsız ve tarafsız bir sivil toplum kuruluşuyuz. PS:EUROPE olarak siyasi analizler, akademik araştırma projeleri ve sosyal politika önerileri üretiyor, bunları kamuoyu ile paylaşıyoruz. Enstitümüzün temel amacı bağımsız araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları ve Avrupa’daki aktivistleri bir araya getirecek akademik ve sosyal paylaşım platformu oluşturmak. PS:EUROPE olarak aynı zamanda eğitimler, seminerler ve uluslararası konferanslar düzenlemekteyiz. Genç araştırmacılar tarafından kurulan bu ekibin tüm faaliyetlerinde izlediği yol bireysel özgürlüklere, dünya barışına, demokrasiye, sosyal adalete ve kalkınmaya katkıda bulunmak. Ocak 2015’te kurulan ekibimizin kadrosunda Avrupa’nın saygın üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora eğitimlerine devam eden genç araştırmacılar bulunmakta. Yayın ilkelerimiz ve yayın politikalarımız genel çerçevede çizilmiş durumda. Ekibimiz ve dönem aktivitelerimizle ilgili detaylı bilgilerin yer aldığını “PS:EUROPE Dönem Aktiviteleri” başlıklı ikinci bölümü mutlaka okumalısınız!

PS:EUROPE bundan böyle bir marka! Görünürlüğümüzü arttırdığımız bu çalışmalarda, özellikle Brown Bag seminerlerinin lezzet sponsoru Doğacıyız Gourmet’e tekrar teşekkür ediyorum. Cihangir’deki bu güzel işletmenin sahibi değerli dostum Halil İbrahim Pehlivan ile tanışma hikayemi “Cihangir’de Serpme Antakya Kahvaltısı” başlıklı yazımda detaylıca anlatmıştım. Ne mutlu ki onun gibi bir dost edindim ve bu dostluğumuzu ortak bir çalışma şekline çevirdim. Kendim ve ekibimiz ile Cihangir’e sürekli uğruyor ve bu lezzetli kahvaltıların tadını çıkarıyoruz. Siz de bu mekana kayıtsız kalmamalısınız!

Son olarak sizlere, PS:EUROPE’un hayatıma ve çevreme nasıl bir dokunuşu olduğunu açıklamak istiyorum. Hepimizin farklı konularda fobileri var. Benim fobilerimden biri de yurtdışına çıkmaktı. Aslında bunun nedeni benim bu tür bir kişisel seyahate bazı sebeplerden ötürü odaklanamamam. 2010 yılında iş için bir aylığına (Doha) Katar’a gitmiştim ama çevrenizdekiler için basit görünen bazı konular sizin için zor olabiliyor. Nedeni üzerinde, almış olduğum koçluk seanslarında da tartıştık ve aksiyona alma zamanı gelmişti. Bu konudaki en büyük destekçim Viyana’da yaşayan Çağdaş’tı ve kendisinin sürekli çağrılarına Şubat ayında cevap verdim. Sömestr zamanı pasaport ve vize işlemlerini halledip, 9 günlüğüne Viyana’ya gittim ve Çağdaş’ın misafiri oldum. Ne de iyi etmişim, hem PS:EUROPE’un Viyana’daki ekip üyeleri hem de Çağdaş’ın çevresindeki insanlar ile çok değerli dostluklar edindim. Ayrıca Avrupa Birliği (Erasmus+) Projelerine başvuru sürecinde Viyana’daki ekip ile aynı stresi ve tecrübeyi yaşadım. Döndüğümde kafamdaki önemli maddelerden birini daha işaretlemiş bulunuyordum…

Çevreme olan dokunuşu da erkek kardeşimle ilgiliydi. Geçen yaz Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan kardeşim uzun bir dönemdir iş arayışındaydı. Demokratikleşme Okulu etkinliğini düzenlediğimiz günlerde Sabancı Üniversitesi’nde Proje Yönetim Uzmanı olarak çalışan değerli bir dostum, sosyal medyadaki paylaşımlarım üzerine benimle iletişime geçmişti ve ekiplerine acil bir çalışma arkadaşı aradıklarını belirtmişti. Bu talebi hemen enstitüdeki arkadaşlara ilettim lakin tam zamanlı olduğu için ekiptekilerden olumlu dönüş alamamıştım. Sonrasında gelen detaylı iş tanımını inceledikten sonra kardeşimin bu iş için uygun olabileceğini düşündüm ve önerdim. Şükürler olsun ki görüşme süreci hemen işledi ve kısa zamanda ekipte işe başladı. Şu an karşılılıklı memnuniyet içinde çalışmaya devam ediyor. Bu anlattığım olayın da çıkış noktası PS:EUROPE olmuştu…

Bu iki yazıyı okuma sabrı gösteren siz değerli arkadaşlarım; yeni dönem etkinliklerimiz için sizlerin katılımlarını ve desteklerini bekliyorum. Ayın belli dönemlerinde hafta sonu gerçekleşen ve toplumsal konulara değinilen bu önemli aktiviteler karşılıklı olarak birbirimize değer katacak ve bizler arasında network oluşturacaktır. Şimdiden hepinize çok teşekkür ederim…

© 2020 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑