Ay: Ekim 2013

Sahaf ve Sahaflık

Sahaf sözcüğünün aslı Arapça sahhaf‘tır. Kitap alıp satan kişi, kitapçı anlamına gelir. Matbaanın keşfinden önce kitaplar elle yazılır ve bu işi, meslek edinen pek çok kişi bulunurdu. Bunların yazdıkları kitapları dükkanlarda satma ise ilk defa 14. yüzyılda başladı. Osmanlılarda ilk sahaflar, Orhan Gazi zamanında, Bursa’da, cami avlularında faaliyet gösterdi. Edirne başşehir olunca da bu merkezde gelişti. Daha sonra İstanbul Kapalıçarşı’da pek çok sahaf dükkanı açıldı. Beyazıt Camii avlusundan Kapalıçarşı’ya giden yol üzerinde iki taraflı sahaflar çoğaldı. Bunlardan bir kısmı günümüzde de eski eserler satmakta ve burası Sahaflar Çarşısı olarak bilinmektedir. Osmanlı Devleti‘nin yükseliş devirlerinde Sahaflar Çarşısı, Orta Doğu’nun en önemli kitap alım ve satım merkeziydi. Osmanlılar zamanında ayrıca bohça ile kitap satışı yapanlar da vardı. Bunlara bohçacı denirdi. Bu kimseler konak ve evleri dolaşarak kitap satarlardı. Günümüzde sahaf sözcüğü, uzmanlaşmış kitapçılar için kullanılmaktadır. Sahaf denilince, daha çok el yazması kitaplar, kartpostallar vb. eserleri alıp satan ve eski yazıya hakim olan  kitapçılar anlaşılmaktadır.

İstanbul’da sahaflar geniş alana yayılmış olarak mesleklerini sürdürmektedirler. Başlangıçta yalnızca, Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda faaliyet gösteren sahaflar giderek İstanbul’un çeşitli semtlerine dağılmıştır. Kadıköy, Moda, Beşiktaş, Üsküdar, Ortaköy ilk akla gelen yerlerdendir. İstanbul sahaflarının yoğunlaştıkları diğer bir yer ise Beyoğlu’dur.

Osmanlı’dan bu yana gazeteci, yazar, edebiyatçı, tarihçi, akademisyen vb. insanların bilgi/belge ihtiyacını karşılayan ve kültür hayatına büyük katkılarda bulunan sahaflık mesleğini yaşatmak isteyen Beyoğlu Belediyesi, 2009 yılından bu yana Beyoğlu Sahaf Festivali’ni düzenlemektedir. İstanbul’un en seçkin sahaflarının katıldığı festivalde, nadir ve kıymetli asırlık kitaplar, objeler, evraklar ve koleksiyonlar müdavimleri ile buluşmaktadır. Bu tür etkinlikler, kitabın ticari bir meta haline geldiği günümüzde, eskinin değerlerine sahip çıkacak ve geçmişle gelecek arasında köprü kuracaktır.

Kitap Severlerin Sosyal Platformu: NeOkur

Bugün sizlere, Eylül ayı sonunda üye olduğum ve şu an keyifle kullandığım NeOkur.com sitesinden bahsedeceğim. Twitter arkadaşlarımdan birinin paylaşımında görüp, merak ederek bu platforma ulaştım. Doğrusunu söylemek gerekirse çok da iyi yapmışım. Hatta 25 Haziran’da kullanıma açıldığını düşünürsek geç bile kalmışım diyebilirim.

Siteyi şu şekilde tanımlamak herhalde yanlış olmaz: “evdeki kütüphanenizin sanal hali”. Şöyle ki; şu an elinizde olsun olmasın, okuduğunuz veya okuyacağınız tüm kitapları bu platformda seçip, okudum, okuyorum, okuyacağım ve yarım kaldı durumlarına göre sanal kütüphanenize ekleyebilir, eğer fiziksel hali elinizde mevcut ise kendi kitaplığıma ekle diyebilirsiniz. Ayrıca kitaplara oy verebilmekle birlikte inceleme, alıntı, s-41 (yani ilgili kitabın 41. sayfasının ilk paragrafı) ve ne anladığınızı belirten fikir, düşünce ve iddialarınızı yine kitap tanıtım sayfası içindeki bu alanlara ekleyebilirsiniz.

Çeşitli sosyal medya (Foursquare, GetGlue) sitelerinde görmeye alıştığımız rozet kavramı burada da karşımıza çıkıyor. Yaptığınız inceleme, alıntılarla birlikte okuduğunuz kitap sayısı ve s-41 eklemelerinize göre seviyelendirilmiş olarak çeşitli rozetler kazanıyorsunuz. Ayrıca # (hashtag) ile etiketleme yapabiliyor ve arama sonuçlarına ulaşabiliyorsunuz. Canlı, zirve ve çelimsiz olarak gayet hoş bir şekilde adlandırılmış olan başlıklar içinden güncel etiketleri takip edebiliyor ve tartışma platformuna katılabiliyorsunuz.

NeOkur.com sitesine üye olduktan sonra isminize bağlı (yani http://mustafacelen.neokur.com/ şeklinde) alt alan adı oluşuyor. Ayrıca Facebook hesabınız ile de siteye giriş yapabiliyorsunuz. Kısa zaman sonra Twitter ve Google hesaplarımız üzerinden de giriş yapabileceğimizi düşünüyorum. Site şu an beta aşamasında görünmekte olup, gönüllülük esasına dayalı, sitenin daha iyi hizmet verebilmesi için çalışan kütüphaneciler bulunmakta. Sitede eksik gördüğünüz kitapları bildirebiliyor, öneri ve şikayetlerinizi de kendileri ile paylaşabiliyorsunuz. Hızlı diyebileceğim bir zaman içinde kendilerinden geri dönüş aldım.

Site içinde yazarlar ve yayınevleri için de ayrıca sayfalar mevcut. Sevdiğiniz yazarları ve yayınevlerini beğenebiliyor, yazarlarla ilgili fotoğrafları bu alanlara ekleyebiliyorsunuz. Listeler sayfasında üyeler tarafından oluşturulan En iyi polisiye romanları, Mutlaka okunması gereken kitaplar vs. isminde güzel listeler bulunmakta. Yine bu listelere kitap ekleyebiliyorsunuz. Bunlarla birlikte çeşitli yarışmaların yapıldığı yarışma sayfası ile birlikte arkadaş olun veya olmayın, genel kullanıma açık, her kullanıcıya paylaşım hakkı veren arena sayfası ve kitap türleri yine platform üzerinden takip edilebilir. Neler Oluyor? sayfası içinde de güncel haberleri, yazar tanıtımlarını, okurlarla söyleşileri ve kitap önerilerini bulabiliyorsunuz.

Son olarak kendi anlatımları ile paylaşmak gerekirse; NeOkur.com, sadece bir kitaplık değildir. Hedefi üretim olan, uzun vadede ülkemizdeki kitap okuma oranını artırma amacı güden bir oluşumdur. ”Her kitap tecrübedir, her kitap fikirdir.” düşüncesiyle yola çıkıldığında, NeOkur.com yazıya dönüşmüş fikirlerin tartışıldığı, eleştirildiği ve paylaşıldığı Türkiye’nin okuyan ve düşünen insanlarını bir araya getiren bir site olma hedefindedir.

Planladıklarını düşünüyor olsam da naçizane beklentilerim şunlar: Mobil cihazlar üzerinde kullanılabilecek smart (AppStore, Google Play ve Windows Store) uygulamalar ve sitenin mobil görünümü destekliyor olması. Mobil cihazlar üzerinden web şekliyle açılıyor ve kullanımı zor oluyor.

Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere.

© 2020 Mustafa Çelen

Theme by Anders NorenUp ↑